Gökçek ŞifaSize Telefonunuz Kadar YakınızÜcretsiz Google Play'de
İNDİRX
Aloe vera jel ve Aloe vera forte satış

Tag Archives: tıbbi sarısabır

Tıp Sektöründe Aloe Vera

tıp sektöründe aloe vera

Aloe vera, yaklaşık 200 kadar türü olan “aloe” bitkisinin, tıbbi amaçlarla yetiştirilip kullanılan, tıbbi sarısabır otu olarak da bilinen bir cinsidir. Kaktüs görünümlü, kuru ve kurak iklim bitkisinin anavatanı Afrika’dır. Günümüzde Güney Amerika, Meksika ve Hint Adaları’nda, geniş tarlalarda organik tarım metodlarıyla, özellikle ilaç ve kozmetik sektörüne hammadde sağlamak amacıyla yetiştirilir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından “Seçilmiş Tıbbi Bitkiler” başlığı altında incelenerek, özellikle cilt hastalıklarındaki tedavi edici ve kanserli oluşumlardaki antioksidan etkileri ispatlanan aloe vera (aloe Barbadensis Miller), bu özelliklerini yaprağının jel kısmında bulunan “acemannan” maddesinden ve cilt dokusunu yenileyen 18 çeşit aminoasitten almaktadır. İçeriğindeki “polisakkarit zincirleri” sayesinde organizmayı güçlendirir, bünyesinde barındırdığı steroller enfeksiyon hastalıkları ile başa çıkmada destek tedavi sağlar.

Bitkinin tedavi edici özelliğini barındıran jel kısmı kaygan ve renksizdir. Bu kısım aminoasitlerin dışında, 12 vitamin, 20 mineral ve enzimler içerir. Vücut için önemli olan bu yapı taşları, birçok hastalığın önlenmesinde, tedavisinde kullanılan maddelerdir.

Tıbbi Tesirleri

  • Derinin epidermis tabakasını yenileyerek, yanık, yara ve akneleri tedavi eder. Kaşıntılarda, böcek sokmalarında kullanılır.
  • Derinin bağ dokusunu destekleyerek, yaşlanma izlerini hafifletir. Cildin nemli kalmasını sağlar.
  • Harici ve dahili, her tür mantarlı oluşumlar için faydalıdır.
  • Sindirim sistemini ilgilendiren mide ve bağırsak hastalıklarında, kimyasal ilaçların tahribatını giderir.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Kemik yoğunluğunu artırarak, kemik iliği aktivitesini destekler.
  • Hazmı kolaylaştırır, reflüyü önler.
  • Ağrı kesici ve kan sulandırıcı özellikleri vardır.
  • Kandaki kolesterol ve şekerin düzenlenmesine yardım eder.

Piyasada bulunan aloe vera ürünleri içinden, özellikle ısıl işlemlerden geçmeden ve bitkinin tedavi edici özellikleri tümüyle korunarak, özütünden hazırlananlar kullanılmalıdır. Bitki yaprağı kırılarak, doğrudan harici olarak kullanılabilir. Dahili kullanımlarda yüksek derecede alerjik ve ishal yapıcı etkileri vardır. Üstelik tadı da çok acıdır. Özellikle hamilelerin ve hemoroid hastalarının kullanmaması gerekir.

Gökçek Aloe Vera Jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu), herbalistlerce bitkinin yan tesirleri yok edilerek, bal ve bitkilerle tatlandırılarak hazırlanmış, etkisi son derece yüksek olan bir üründür ve aloe veradan yüksek oranda fayda sağlanacak tekniklerle hazırlanmıştır.

 

Aloe Vera Suyu İle Sağlıklı Yaşam

aloe vera suyu ile sağlıklı yaşam

Aloe vera, milattan önceki yıllarda, özellikle Mısırlılar ve Yunanlılar arasında, yaraların iyileştirilmesi ve yanıkların tedavi edilmesinde kullanılan, tıbbi sarısabır ismiyle de bilinen, iyileştirici bir bitkidir. Anayurdu Afrika (Yemen) olan, kuru ve kurak çöl iklimlerinde yetişebilen ve “çöl zambağı” olarak da anılan bu bitki, aslında bir tür kaktüstür. Yazın sarı veya kırmızı çiçekler açar. Tohumla çoğaltılması zor olduğu için, ekilmesi daha ziyade çelikleme yöntemiyle yapılır.

Yaklaşık 240-300 çeşidi olduğu tahmin edilen aloe vera bitkisinin, tıbbi alanda ancak birkaç çeşidi kullanılabilir. Bunlardan şifa verici özelliği en yüksek olanı ise Barbadensis Miller türüdür. Bu tür bugün, özellikle Güney Amerika ve Meksika’ da geniş ekim alanlarında, tıp ve kozmetik sektörlerine hammadde sağlamak amacıyla ticari olarak üretilmektedir.

Bitkinin iyileştirme özelliği, yapraklarının içindeki jel kısmında bulunan 160 kadar bileşenden gelir. 12 vitamin, 20 mineral, 18 aminoasit ve çeşitli enzimler barındıran müsilaj görünümlü ve kaygan yapıdaki sıvı kısım, doğal haliyle doğrudan kullanılamaz. Eğer kullanılırsa, laksatif (ishal yapıcı) ve alerjik etkileri kaçınılmaz olur.

Tedavi edici yönü çok kuvvetli olan bu bitkinin, olumsuzluk yaratabilecek yönlerini pasifize eden Gökçek Aloe Vera Jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu), özellikle bağışıklık güçlendirmede, sindirim sistemi ve cilt hastalıklarında kullanılmaktadır. Bitkinin, yaprak içindeki jeli ve dış kabuğunun özsuyundan, doğal yapısı özel yöntemlerle korunarak, herbalistler tarafından hazırlanan Aloe vera suyu, bugün Japonlar‘ın, sağlıklı olmak ve zinde kalmak için, çok sık tükettiği bir içecektir. Çünkü bitkinin bünyesindeki polisakkaritler, doğal antibiyotik özellikleriyle hem bünyeyi güçlü kılmakta, hem de cildin onarılması ve nemli tutulmasında çok olumlu katkı sağlamaktadır.

Gökçek Aloe Vera Jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu),hem dahili, hem de harici olarak, cilt hasarlarının onarımından, tip2 diyabete, bağırsak mantarlarından, ülser ve kolite, iltihaplı ve tümöral oluşumlardan, kemik yoğunluğunun artırılmasına kadar pek çok hastalıkta bitkisel tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Aloe vera suyu besin desteği olarak, kanser dahil pek çok ciddi hastalıkta fayda sağlarken, hamilelerin ve hemoroid hastalarının kullanımı sakıncalı olabilmektedir. Bu konuda bir herbalist görüşü almanızda yarar vardır

 

Japonlar Günde 2 Litre Bu Bitkinin Suyunu İçiyor…

aloe vera japonya
Siz de tanıyın bu bitkiyi!

Aloe vera, geleneksel tıp alanında, özellikle Afrika ve Uzakdoğu kültürlerinde yara, yanık ve ağrılarda sıkça kullanılan, “çöl zambağı” veya “tıbbi sarısabır” da denen iyileştirici bir bitkidir. Aloe veranın etkileri sadece yara tedavisiyle sınırlı olmadığı anlaşıldığından beri Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından “seçilmiş tıbbi bitkiler” başlığında incelemeye alınmıştır. Yaklaşık 240 kadar türü olan “Aloe” bitkisinin hastalıkları tedavide kullanılanı “Barbadensis Miller” cinsidir. Kurak iklim bitkisi olan bu Aloe vera günümüzde, Güney Amerika, Meksika ve Hint Adaları’nda, organik tarımla geniş alanlarda, kozmetik ve ilaç sanayi için ticari amaçla ekilmektedir.

Japonya’da kullanımı özellikle “besin desteği tıbbi içecek” şekliyle yaygındır. Bitki evlerde de bir “kültür bitkisi” olarak yetiştirilmektedir. Çalışkanlıklarıyla tanınan Japonlar aloe vera suyunu birçok faydasından dolayı günlük hayatlarında meşrubat gibi tüketmektedirler. Aloe vera içeceği düzenli olarak tüketildiğinde fiziki dayanıklılık ve teknolojinin getirdiği ağır metal travmalarından korunmak için, vücudun gereksinimi olan bileşenleri (18 amino asit, 12 vitamin, 20 mineral ve çeşitli enzimler) içerdiği için çok faydalıdır.

Aloe vera jel, bitkinin yeşil ve etli olan yapraklarında, kaktüs cinsi olmasından dolayı % 99 oranında su bulunur. Şifa verici ve tedavi edici kısmı ise % 1’lik bölümdedir. Yaprağın dış kabuğunda eczacılık alanında, laksatif ilaç yapımında kullanılan bölüm vardır. Yaprağın iç kısmındaki yapışkan sarı sıvının olduğu bölümse jel kısmıdır. İşte bitkisel tedavi alanında kullanılan kısım burasıdır. A, C, E ve B grubu vitaminler, folik asit, kalsiyum, potasyum, demir, çinko, magnezyum, fosfor gibi mineraller, protein oluşumuna destek veren amino asitler (antibakteriyel ve ağrı kesici aloin ve emodin) ve sindirimi kolaylaştırıcı lipaz ve proteaz enzimleri, bağışıklık sistemini kuvvetlendirici acemannan ve polisakkaritler hep bu kısımdadır.

Aloe vera jel ( bitki karışımlı aloe vera şurubu) bitkinin özellikleri korunarak özel yöntemlerle hazırlanmıştır. Her türlü cilt problemi için haricen kullanılan jel ve başta sindirim, bağışıklık sistemi hastalıkları, iltihabi sorunlar olmak üzere birçok somatik kökenli hastalıkta kullanılan şurup (jelin tadı acı olduğundan belli ölçülerde bal ve bitkiyle tatlandırılmış) tedaviye yüksek düzeyde besin desteği sağlamaktadır.

 

Tıbbi Sarısabır (Aloe Vera) İçeriği Ve Üretimi

tibbisabir

 

Tıbbi sarısabır otu olarak da bilinen aloe vera içeriği bakımından Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından araştırılmaya uygun bulunmuş ve “seçilmiş tıbbi bitkiler” başlığı altında incelenmiştir. İncelenmesinin en önemli sebeplerinden biri, harici ve dahili kullanımında iyileştirici özelliğini artıran polisakkarit oranının üst düzeyde olmasıdır. Polisakkaritler; doğal antibiyotik olduklarından vücudu güçlü tutar, antihistaminik yani alerji önleyici yapılarından dolayı cildi yeniden yapılandırarak, nem bariyeri oluştururlar.

Anavatanı Güney Afrika ve Yemen olan tıbbi sarısabır (aloe vera) bitkisi, bugün dünyada ve Türkiye’de (Güney ve Güneydoğu Bölgeleri’nde yabani olarak) kurak ve tropik iklimli yerlerde yetişir. Süs bitkisi olarak kültürü yapılır. 250 türü bulunan bitkinin, tedavi amacıyla kullanılabilen birkaç çeşidi vardır. Tohumla çoğaltılması zordur. Bu yüzden Aloe vera yetiştiriciliği körpe yaprak sürgünlerini başka yere ekmek “çelikleme” yöntemiyle yapılır. Kimyasal gübre ve ilaç kullanılmayan “organik tarım metotları” esas alınır. Güney Amerika, Meksika ve Hint Adaları’nda ticari amaçla ekilen ve binlerce dönümü bulan aloe vera tarlaları vardır. Bitkisel tedavi alanındaki başarısı ve tıbbi iyileştirici özellikleri, bitki ekim alanlarının her geçen yıl artmasına neden olmaktadır.

Aloe vera ürünleri bitkinin bünyesinde bulunan 12 vitamin, 20 mineral (vitaminlerin etkisini artırır), 18 amino asit (doku oluşumu için protein üretirler) ve çeşitli enzimleri (besinlerle alınan yağ ve şekerin sindirilmesine yardım ederler.) büyük oranda koruyarak özel yöntemlerle hazırlanmaktadır.

Tıbbi tedavi ve kozmetik alanlarında kullanılan aloe vera jel; A, B grubu, C, E vitaminleri ve folik asit-demir, kalsiyum, çinko, selenyum, magnezyum, fosfor, krom gibi mineraller içerir. Bünyesindeki acemannon maddesinin bağışıklık sistemini güçlendirmedeki etkisi tartışılmaz. Bitkinin özellikle kanser tedavisi sırasında çöken sisteme destek olmadaki başarısı uzmanlarca kanıtlanmıştır.

Küçük yara ve yanık, böcek sokmaları, egzama ve mantar gibi ağrılı, kaşıntılı cilt problemlerinde rahatlık sağlaması en bilinen özelliğidir.

Ayrıca, Aloe vera jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu) kimyasal ilaçların bağırsaklarda oluşturduğu hasarları ve bağırsak mantarlarını tedavide, midedeki hazım problemlerinde, reflü sıkıntısında, tip2 diyabette insülini dengelemede, kabızlık şikayetinde kullanıldığında olumlu sonuçlar veren besin desteğidir.

Aloe Vera (Barbadensis Miller)

 aloe vera barbadensis miller

Tıbbi sarısabır diğer adıyla aloe vera tıbbi tedavi amaçlı kullanılan bir bitkidir. Aloe vera binlerce yıldır bilinen, sağlık için faydalı, özellikle yaralarda ve yanıklarda kullanılan zambakgiller familyasından olsa da, kaktüse benzeyen bir bitkidir. Doğada pek çok türü bulunmaktadır. Bitkisel tedavi amaçlı kullanılan aloe veranın “barbadensis miller” türü, ülkemizde henüz yetişmeyen türüdür. Aloe vera bitkisi 3 bölümden oluşur. Yaprağın kabuğu, latex yapışkan sıvı ve jel tabakası bu bölümleri içerir. Ortalama 4 yıl içerisinde olgunlaşan bitki, jel ve özsuyu karışımı ile bitkisel tedavi amacıyla kullanılır. Aloe vera jelin içerisinde amino asitler, antraginonlar, vitaminler, mineraller, lingin, saponin, şeker, steroller gibi yararlı bileşikler bulunmaktadır.

Aloe vera yapraklarından elde edilen jel, şifalı bitkiler ilave edilerek bitki karışımlı özel bir şurup haline getirilmiştir. Bu şurubun içeriğinde aloe vera jel ile birlikte zerdeçal, limon suyu, mercan köşk, devedikeni, kekik gibi şifalı bitkiler bulunur. İçecek olarak tüketilen aloe vera suyu özellikle tümör oluşumunu önlemesi sebebiyle, kanser hastaları tarafından tercih edilmektedir. Aloe vera, tedavi edici özelliklerinin yanında, kozmetik sanayiinde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Kremlerde, cilt bakım ürünlerinde ve şampuanlarda tercih edilmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalarda HIV virüsü üzerindeki etkilerinden dolayı aids tedavisi için umutları arttırmıştır. Aloe vera (barbadensis miller) sindirim sistemi üzerinde olumlu etkileri ile huzursuz bağırsak sendromunun tedavisinde başarılıdır. Aloe vera jelin üretimi ve saklanması ayrı bir önem taşıdığı için, üreticinin bu konuda güvenilir olması son derece önemlidir.

Aloe vera jel ve aloe vera suyu faklı alanlara etki ettiği için, tedavi edici özellikleri de farklıdır. Kullanım alanlarını bir uzman yardımıyla öğrenerek, tedavi için daha iyi sonuçlar verecektir. Aloe vera jel şekerin düşmesine sebep olduğu için, diyabet ilaçları ile kullanıldığında kan şekerinde fazla düşüşlere sebep olacağından kullanılmaması iyi olur. En doğru yöntem doğal bitkileri kullanmak için her zaman bitkisel tedavi uzmanlarına danışmak, doktorunuzun da onayı ile kullanmaktır.

Aloe Veranın Hücreler Üzerinde Etkileri

aloe-vera-hücreler

      Aloe vera, yaprakları müshil olarak kullanılan kabuk bölümü ile jel olarak kullanılan müshilaj bölümlerinden oluşmuş bir bitki türüdür. Türkçe ismi Tıbbi Sarısabır olarak ifade edilmektedir. Daha çok sıcak bölgelerde yetişmektedir ve yaprakları tıpta, aynı zamanda boyacılıkta kullanılmaktadır. A, C, E ve B grubu vitaminleri ile Magnezyum, Kalsiyum, Selenyum, Potasyum, Demir, Mangan, Bakır, Çinko, Fosfor gibi mineraller ihtiva eder. Aloe vera etkileri, genellikle sindirim sistemi, boşaltım sistemi, safra, mide rahatsızlıkları, yanık ağrıları, deri iltihabı, güneş yanıkları, egzama, böcek sokmaları, yıpranmış cildin nemlenmesi ve onarımı, bağışıklık sistemi, tümör gelişimini durdurma üzerinedir. Çok yüksek besin değerine sahiptir. Ayrıca hücre yenileyici özelliği sayesinde vücutta hasar görmüş pek çok dokunun dış yüzeyinin onarımını sağlamak adına oldukça etkilidir.

        Aloe vera jel, gül yağı, sirke gibi bitkisel içerikli maddelerin aloe vera yapraklarından çıkarılan jel kısım ile birleştirilmesi sonucu ortaya çıkan bir şuruptur. Bu şurup ya da bitkisel karışım pek çok kozmetik ürününün temel kaynağı haline gelmiştir. Bu durumdan kozmetik firmalarının bu derecede faydalanıyor olmalarının nedeni, bu bitkiden üretilen jellerin kırışıklıklara, çatlaklara, yarıklara, cildinizdeki yaşlanma belirtilerinin çoğuna karşı savaş açıyor olmasından ileri gelmektedir. Bunun farkında olan pek çok kozmetik firması bu sayede bu bitkinin jelleriyle kremler, solüsyonlar, losyonlar hazırlamışlardır. Ancak bitkinin jel kısmı, oksijenle temas ettikten 5 saat sonra tüm faydalı özelliklerini yitirmekte ve işe yaramaz hale gelmektedir. Bu pek çok kozmetik firması için handikaplar oluşturmuştur. Bu sebeple kullanılmak istenen bitki özütü çok kısa bir sürede istenilen kıvama getirilmeli ve soğukta muhafaza edilmelidir.

        Bitkisel tedavi yaklaşımlarında bu bitkinin yeri şu şekilde ifade edilebilir: Hazımsızlık problemleri, kabızlık ve hücre onarımı ile ilgili pek çok alanda kullanıma elverişli olmasından dolayı, çok geniş bir yelpazeye sahiptir. Etki alanları düşünüldüğünde bu bitkinin aslında oldukça fazla hastalık ve rahatsızlık üzerine olumlu etki yaratabileceği ve çözüm üretimine katkı sağlayabileceği açıkça görülmektedir. Bu bitkinin faydaları göz önünde bulundurularak hazırlanan bitkisel karışımlar, kürler oldukça pozitif sonuç verme ile ilişkili olarak bilim insanlarına umut olmaktadır. Henüz çözümü bulunamamış bir hastalık olan AIDS üzerinde de bu bitkinin faydalarını görmek üzere çalışmalar yapılmaktadır. Onarıcı, yapılandırıcı ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerinden dolayı HIV virüsünün neden olduğu yıkımın önüne geçebileceği düşünülmektedir.