Gökçek ŞifaSize Telefonunuz Kadar YakınızÜcretsiz Google Play'de
İNDİRX
Aloe vera jel ve Aloe vera forte satış

Tag Archives: şifalı bitkiler

Aloe Vera (Barbadensis Miller)

 aloe vera barbadensis miller

Tıbbi sarısabır diğer adıyla aloe vera tıbbi tedavi amaçlı kullanılan bir bitkidir. Aloe vera binlerce yıldır bilinen, sağlık için faydalı, özellikle yaralarda ve yanıklarda kullanılan zambakgiller familyasından olsa da, kaktüse benzeyen bir bitkidir. Doğada pek çok türü bulunmaktadır. Bitkisel tedavi amaçlı kullanılan aloe veranın “barbadensis miller” türü, ülkemizde henüz yetişmeyen türüdür. Aloe vera bitkisi 3 bölümden oluşur. Yaprağın kabuğu, latex yapışkan sıvı ve jel tabakası bu bölümleri içerir. Ortalama 4 yıl içerisinde olgunlaşan bitki, jel ve özsuyu karışımı ile bitkisel tedavi amacıyla kullanılır. Aloe vera jelin içerisinde amino asitler, antraginonlar, vitaminler, mineraller, lingin, saponin, şeker, steroller gibi yararlı bileşikler bulunmaktadır.

Aloe vera yapraklarından elde edilen jel, şifalı bitkiler ilave edilerek bitki karışımlı özel bir şurup haline getirilmiştir. Bu şurubun içeriğinde aloe vera jel ile birlikte zerdeçal, limon suyu, mercan köşk, devedikeni, kekik gibi şifalı bitkiler bulunur. İçecek olarak tüketilen aloe vera suyu özellikle tümör oluşumunu önlemesi sebebiyle, kanser hastaları tarafından tercih edilmektedir. Aloe vera, tedavi edici özelliklerinin yanında, kozmetik sanayiinde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Kremlerde, cilt bakım ürünlerinde ve şampuanlarda tercih edilmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalarda HIV virüsü üzerindeki etkilerinden dolayı aids tedavisi için umutları arttırmıştır. Aloe vera (barbadensis miller) sindirim sistemi üzerinde olumlu etkileri ile huzursuz bağırsak sendromunun tedavisinde başarılıdır. Aloe vera jelin üretimi ve saklanması ayrı bir önem taşıdığı için, üreticinin bu konuda güvenilir olması son derece önemlidir.

Aloe vera jel ve aloe vera suyu faklı alanlara etki ettiği için, tedavi edici özellikleri de farklıdır. Kullanım alanlarını bir uzman yardımıyla öğrenerek, tedavi için daha iyi sonuçlar verecektir. Aloe vera jel şekerin düşmesine sebep olduğu için, diyabet ilaçları ile kullanıldığında kan şekerinde fazla düşüşlere sebep olacağından kullanılmaması iyi olur. En doğru yöntem doğal bitkileri kullanmak için her zaman bitkisel tedavi uzmanlarına danışmak, doktorunuzun da onayı ile kullanmaktır.

Aloe Vera Jel İçecek

aloe vera içecek

Aloe vera zambakgiller familyasından, yaprakları dikenli, görünüm itibarıyla kaktüsü andıran şifalı bir bitkidir. Aloe vera bitkisi her zaman yeşil olarak kalır ve sarısabır olarak ta bilinir.  Anavatanı Afrika olan bitkinin yapraklarından çıkarılan jel oldukça şifalıdır. İçeriğindeki mineraller, vitaminler, enzimler ve amino asitler oldukça değerlidir. Jelin çıkarılmasından sonra oksijenle bir süre temas halinde olması şifa özelliğini yok etmektedir. Bu sebeple aloe vera yapraklarındaki jel özel bir sistemle hazırlanıp aloe vera şurubu olarak kullanıma sunulur.

İçeriğindeki hücre yenileyici özelliği ile yaralar, iltihaplar, enfeksiyonlar ve cilt problemleri üzerinde müziceler yaratır. Cilt üzerindeki etkileri sebebiyle kozmetik sektörünün gözde ürünlerinden biridir. Aloe vera şurubunun bitkilerle harmanlanıp özel olarak hazırlanan karışım aloe vera jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu) olarak şifa kaynağı olmak üzere kullanılır.

Tamamen bitkisel olarak hazırlanan bu şurup ilaç olmamakta, yardımcı gıda takviyesi olarak kullanılmaktadır. Aloevera Jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu) içeriğinde zerdeçal, sinirli ot, zencefil, aloe vera, limon suyu, mercan köşk, devedikeni, kekik gibi çok şifalı bitkiler vardır. Aloe vera bitkisi acı bir tadı olduğu için şurup balla tatlandırılmıştır.

Aloe vera şurubu faydaları şunlardır;

  • Şeker hastalarının insülin seviyelerini dengede tutar.
  • Kolesterol seviyelerinin dengede tutulmasına yardımcı olur.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirerek, kemik erimesini durdurur.
  • Sedef, mantar, iltihap ve yaralar için tedavi edicidir.
  • Sindirim sistemi için faydalıdır.

Aloe vera bitkisinden üretilen aloe vera ürünleri mutlaka buzdolabında saklanması gerekir. Aksi takdirde yararlı bileşenleri kaybolur. Bu sebeple güvenilir ürünleri almanız önerilir. Aloe vera jel dâhilen sürülerek ve içilerek kullanımı ile iyi bir şifa kaynağıdır. Tümörlerin büyümesini engelleyerek kansere karşı koruyucu olarak kullanımı yaygındır. Tüm bu faydaları içeriğinde barındıran aloe vera bitkisinden gerekli faydayı sağlamak için mutlaka bir uzmandan destek almanızı öneririz. Uzmanların hazırladığı aloe vera ürünleri kullanım kolaylığı sağlayarak, üründen en yüksek faydayı almanızı kolaylaştırır. Aloe vera bitkisinin bilinen 240 türü içerisinde, bitkisel tedavide kullanılan sadece 4 tanesidir. Bu yüzden güvenilir ürünleri almanızı tavsiye ederiz.

Aloe Veranın Hücreler Üzerinde Etkileri

aloe-vera-hücreler

      Aloe vera, yaprakları müshil olarak kullanılan kabuk bölümü ile jel olarak kullanılan müshilaj bölümlerinden oluşmuş bir bitki türüdür. Türkçe ismi Tıbbi Sarısabır olarak ifade edilmektedir. Daha çok sıcak bölgelerde yetişmektedir ve yaprakları tıpta, aynı zamanda boyacılıkta kullanılmaktadır. A, C, E ve B grubu vitaminleri ile Magnezyum, Kalsiyum, Selenyum, Potasyum, Demir, Mangan, Bakır, Çinko, Fosfor gibi mineraller ihtiva eder. Aloe vera etkileri, genellikle sindirim sistemi, boşaltım sistemi, safra, mide rahatsızlıkları, yanık ağrıları, deri iltihabı, güneş yanıkları, egzama, böcek sokmaları, yıpranmış cildin nemlenmesi ve onarımı, bağışıklık sistemi, tümör gelişimini durdurma üzerinedir. Çok yüksek besin değerine sahiptir. Ayrıca hücre yenileyici özelliği sayesinde vücutta hasar görmüş pek çok dokunun dış yüzeyinin onarımını sağlamak adına oldukça etkilidir.

        Aloe vera jel, gül yağı, sirke gibi bitkisel içerikli maddelerin aloe vera yapraklarından çıkarılan jel kısım ile birleştirilmesi sonucu ortaya çıkan bir şuruptur. Bu şurup ya da bitkisel karışım pek çok kozmetik ürününün temel kaynağı haline gelmiştir. Bu durumdan kozmetik firmalarının bu derecede faydalanıyor olmalarının nedeni, bu bitkiden üretilen jellerin kırışıklıklara, çatlaklara, yarıklara, cildinizdeki yaşlanma belirtilerinin çoğuna karşı savaş açıyor olmasından ileri gelmektedir. Bunun farkında olan pek çok kozmetik firması bu sayede bu bitkinin jelleriyle kremler, solüsyonlar, losyonlar hazırlamışlardır. Ancak bitkinin jel kısmı, oksijenle temas ettikten 5 saat sonra tüm faydalı özelliklerini yitirmekte ve işe yaramaz hale gelmektedir. Bu pek çok kozmetik firması için handikaplar oluşturmuştur. Bu sebeple kullanılmak istenen bitki özütü çok kısa bir sürede istenilen kıvama getirilmeli ve soğukta muhafaza edilmelidir.

        Bitkisel tedavi yaklaşımlarında bu bitkinin yeri şu şekilde ifade edilebilir: Hazımsızlık problemleri, kabızlık ve hücre onarımı ile ilgili pek çok alanda kullanıma elverişli olmasından dolayı, çok geniş bir yelpazeye sahiptir. Etki alanları düşünüldüğünde bu bitkinin aslında oldukça fazla hastalık ve rahatsızlık üzerine olumlu etki yaratabileceği ve çözüm üretimine katkı sağlayabileceği açıkça görülmektedir. Bu bitkinin faydaları göz önünde bulundurularak hazırlanan bitkisel karışımlar, kürler oldukça pozitif sonuç verme ile ilişkili olarak bilim insanlarına umut olmaktadır. Henüz çözümü bulunamamış bir hastalık olan AIDS üzerinde de bu bitkinin faydalarını görmek üzere çalışmalar yapılmaktadır. Onarıcı, yapılandırıcı ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerinden dolayı HIV virüsünün neden olduğu yıkımın önüne geçebileceği düşünülmektedir.

Bağırsak Gazlarını Giderici Etkisi

Bağırsak gazları

Bağırsak gazı insan vücudunun bir çeşit yabancı madde atma aracıdır. Çeşitli yollardan vücudumuza giren havanın emilimi gibi bir durum söz konusu değildir. Dolayısıyla vücuda alınan havanın aynı şekilde dışarıya çıkarılması gerekmektedir. Sadece hava içerisindeki oksijenin bir kısmı emilebilmektedir. Ancak kalanının yine vücuttan atılması gerekir.

Dışarıdan gerçekleştirilen bu hava alımı, midede ve bağırsaklarda kalarak çeşitli sorunlara yol açabilmektedir. Örneğin midedeki şişkinlik hissi bu sorunlardan biridir. Ancak vücut içerisinde hava bulunmasının tek nedeni bu da değildir. Zira bazı besinlerin bağırsaklardaki sindirimi esnasında da hava oluşabilmektedir. Hem dışarıdan alınan hem de içeride üretilen bu havanın bir diğer etkisi de bağırsak gazı olarak bağırsaklarda kalması halidir. Bağırsaklarda gaz bulunması rahatsızlık hissi veren bir durumdur. Bu havanın dışarıya atılımı ise çeşitli yollarla olur.

Her ne kadar vücut söz konusu gazı kendi refleksi ile çıkarabiliyor olsa da kimi zaman bu gazların vücudu terk etmesi sağlanamadığı için yoğun ağrılara sebebiyet verdikleri de gözlemlenebilmektedir. Ayrıca vücudun gaz çıkarmasına yardımcı olabilen şifalı bitkiler de bulunmaktadır. Bu sayede şiddetli bağırsak gazı sorunu olanların bitkisel tedavi ile bu dertten kurtulmaları mümkün olabilmektedir.

Bu konuda kişilere yardımcı olan bitkilerin başında aloe vera gelmektedir. Tropikal bir bitki olan aloe vera, Türkçe’de sarısabır ismi ile bilinmektedir. Ancak her ne kadar Türkçe ismi bu olsa da, Anadolu’da da tüm dünyada olduğu gibi aloe vera ismiyle daha yaygın olarak tanındığı bilinmektedir.

Mızrak şekline benzeyen yaprakları bulunan aloe veranın bu yapraklarının arasında aloe vera jel denilen öz suyu bulunmaktadır. Bu plazmatik sıvı içerisinde aloe veranın faydalarını oluşturan çok sayıda vitamin ve mineral bulunur. Bugün aloevera jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu) isimli ürün de bu sebepler ile üretilmiştir. Söz konusu etkiler ile kişilerin birçok sorununa çözüm sunan aloe vera bitkisi her derde deva denebilecek kadar kullanışlı bir yapıdadır. Aloe vera jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu) aloe vera bitkisinin bütün yararlarına ulaşmak oldukça kolaydır. Günümüzde ilaç sanayinden kozmetiğe kadar pek çok alanda kullanılan aloevera, dünyaca ünlü bir bitki olmasını da yine bu özelliklerine borçludur.

Kansere Karşı Etkileri

aloe-vera

Tüm dünyada ünlenmiş bir bitki olan aloe vera, ülkemizde tıbbi sarısabır olarak da bilinmektedir. Ancak Türkiye’deki kullanımı da çok yoğun olarak aloe vera şeklindedir. Tropikal bir bitki olan aloe veranın bugün neredeyse tüm dünyada yetiştiriciliği bir şekilde yapılmaktadır. Hatta ticari değeri o kadar yüksektir ki ilaç ve kozmetik firmalarının kendi bitkilerini üretmek üzere aloe vera bahçeleri kurdukları bilinmektedir. Aloe veraya bu denli değer katan özelliği ise yapısında barındırmakta olduğu, insan sağlığına faydalı çok sayıda vitamin, mineral ve enzimlerdir. Bu sayede aloe vera, ilaç ve kozmetik sektörünün en gözde kaynaklarından biri haline gelmiştir.

Kanser ise en temel anlamda hücrelerimizin genetik yapısının bozulması sonucu kontrol dışı çoğalması hali olarak tanımlanabilir. Aslında normal bir durumda da vücudumuzdaki hücreler çoğalarak yaraları kapatır, ölen hücrelerin yerini doldurur ancak kanser bulaştığında çok gereksiz ve aşırı şekilde üremeler gerçekleşmektedir.

Bilindiği üzere kanser tedavisi için bugün net bir yöntem gösterilememektedir. Birçok kanser türünde sonuç kişinin ölümü ile olmakta, ertelense dahi kurtuluş olamamaktadır. Ancak yine dikkat edileceği gibi çoğu kanser türüne karşı her zaman şifalı bitkilerden bahsedilir. Kanser tedavisi için önerilen bu bitkilerin her biri aslında farklı farklı etkilere sahiptirler. Fakat temelde hepsinin ortak özelliği kuvvetli birer antioksidan olmalarıdır. Antioksidanların hücre bozulumunu engelleyici nitelikleri kanserin hücre yapısını değiştirmesine karşı oldukça etkilidir.

Aloe vera da tıpkı diğer şifalı bitkiler gibi kansere karşı etkileri olan bir yapıya sahiptir. İnsan sağlığına katkıda bulunan aloe vera etkileri arasında en önemli olanlardan biri de cildimizi yenileyici olmasıdır. Aloe veranın bu niteliği ile özellikle cilt kanserine karşı çok etkili bir savunma aracı olduğu da bilinmektedir. Bununla birlikte sadece cilt kanserine karşı değil, birçok diğer kanser türüne karşı savaşta da rahatlıkla aloe vera bitkisi kullanılabilmektedir.

Tüm bu niteliklerinden faydalanmak için ise çok çeşitli şekillerde aloe vera tüketilebilmektedir. Ancak bugün, kişilerin kolay erişimi açısından aloe vera kaynaklı gıda takviyelerinin de üretildiğini hatırlatmakta fayda vardır. Zira aloe vera jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu) de bunlardan biridir. Söz konusu bitkisel gıda takviyesinin tüketilmesi ile hem her derde deva aloe veradan faydalanılabilecek, hem de insan sağlığını tehdit eden kanser gibi birçok hastalığa karşı önlem alınabilecektir.