Gökçek ŞifaSize Telefonunuz Kadar YakınızÜcretsiz Google Play'de
İNDİRX
Aloe vera jel ve Aloe vera forte satış

Tag Archives: hücre yenileyici

Aloe Veranın Hücre Yenileyici Özelliği

aloeavera cilt

          Hücre yenileyici özelliği eski kültürlerden beri bilinen aloe vera bitkisi, modern tıbbın ve ilaçların henüz kullanılmadığı dönemlerde, özellikle yara, böcek sokmaları ve yanık tedavisi için kullanılırdı. M.Ö 1500’lü yıllara ait olduğu tahmin edilen Mısır’daki belgeler, tıbbi niteliklere sahip, bir tür kaktüs olan bitkinin, geleneksel tıp alanındaki kullanımına dair ipuçlarını vermektedir.

          Hücre yenileyici bitkiler içinde, belki de en etkili ve üstün özelliklere sahip olan bitki aloe veradır. Aloe vera bu özelliğini, jel kısmının bileşiminde bulunan 18 tane aminoasitten alır. Bilindiği gibi aminoasitler, doku oluşumunu sağlayan proteinlerdir. Enerji sağlamak ve vücudun kimyasal dengesini korumak gibi görevleri vardır. Hücre yenileyici özelliği ile cildi nemlendirerek yeniden yapılandırmasının yanı sıra aloe vera, bünyesinde barındırdığı uzun “polisakkarit” zincirleri sayesinde bağışıklık sistemini güçlü kılar ve her tür iltihabi oluşumu önlemeye yönelik bir çeşit “doğal antibiyotik” içerir.

          Yaklaşık 200 kadar çeşidi olan “aloe” bitkisinin tıbbi alanda kullanılanı bu aloe vera (barbadensis miller) türüdür. Bitki iyileştirici özelliğine, 3-4 yıllık olgunluğa geldiğinde ulaşır. Aloe vera ürünleri, Amerikalı bir eczacı sayesinde bugün insanlar tarafından, kolajen üretimini hızlandırmak ve derinin üst tabakasını yeniden yapılandırmak için kullanılabilmektedir. Çünkü bitkinin yaprağındaki 12 vitamin, 20 mineral, 18 aminoasit ve çeşitli enzimleri barındıran, kaygan, yapışkan ve acı olan jel kısmı uzun süre güneşe maruz kaldığında okside olur, etkisini yitirirdi. 1968 yılında Amerikalı bir eczacının bulduğu yöntemle, aloe vera jel özelliklerini yitirmeden saklanabilir hale geldi. Isıl işlemlerden geçmeden, bitkinin şifa verici özellikleri kaybedilmeden hazırlanan, bazı firmaların ürünleri, dahili olarak bağışıklık ve sindirim sistemini güçlendirmede, antibakteriyel olarak iltihaplı ve mantarlı oluşumları önlemede, diyabet, ülser ve bağırsak hastalıklarında birçok fayda sağlar. Haricen de akut ve kronik deri hastalıklarında, radyasyon tedavisi sırasında hasar gören cildin epidermis tabakasının onarılmasında ve anti aging uygulamalar sırasında, derinin bağ dokusunu yeniden yapılandırmak ve nemlendirmek için kullanılmaktadır.

          Bitkiyle ilgili uyarılması gerekenler, hamileler ve hemoroid sorunu yaşayanlardır. Çünkü drogunda (hammadde) bulunan reçinenin tahriş edici özelliği, bu iki grupta sıkıntı yaratabilmektedir. Onun için bir herbalist tarafından hazırlanmayan ürün asla kullanılmamalıdır.

 

Sedef Hastalığı için Aloe Vera

sedef hastalığı için aloe vera

          Sedef hastalığı insanlarda sıklıkla görülebilen bir deri hastalığıdır. Deri üzerinde kızarıklıklar ardından da beyaz ve parlak kabuklanmalar meydana gelir. Pek çok kez egzama gibi diğer deri hastalıkları ile karıştırılır ancak sedef hastalığı kolayca teşhis edilebilen çoğunlukla da kronik olan bir rahatsızlıktır.

          Sedef hastaları her zaman bu belirtilerle karşılaşmaz. Kızarıklık ve kabarıklıklar atak şeklinde zaman zaman meydana gelir ve kişiyi rahatsız eder. Bu kızarıklıkların kaşınması yayılmaya sebep olur ve iyileşmeyi geciktirir. Bunun yerine keremlerle kızarıklıkların iyileşmesi sağlanmalıdır. Pek çok kişi sedef hastalarının iç organlarında bir sorun olduğunu düşünür ve bu sebeple belirtileri oluştuğunu düşünür. Ancak sedefin yalnızca bir deri hastalığı olduğu ve iç organlarla bir ilgisi olmadığı artık günümüzde kesin olarak kanıtlanmıştır.

          Sedef vücudun her bölgesinde görülebilir. En çok görülen yerleri ise saç, tırnak, genital bölge, diz dirsek bel bölgesidir. El ve ayaklarda da sıklıkla görülmektedir. Görülme sıklığı ve görülme alanı kişiden kişiye değişiklik gösterir. Yaşam tarzı da sedef ataklarının oluşmasına etki eder. Örneğin aşırı stres, güneş ışığına maruz kalma, aşırı ilaç alınması ve fazla yorulma sedef ataklarının oluşmasına etki eder.

          Sedef bulaşıcı bir hastalık değildir, çünkü mikrobik nedenlerle oluşmaz. Ancak oluştuğu yerdeki beyaz kabuklanmalar ve kızarıklıklar sebebiyle kötü bir görüntü oluşturur. Bu hastalığın oluşma sebebi çoğunlukla kalıtsaldır. Ailesinde sedef hastalığı olan kişilerin bu hastalığa daha yatkın olduğu bilinmektedir. Ancak sedef hastalığının neden oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. Bazı görüşlere göre eklem iltihabı olan kişilerde sedef hastalığının meydana geldiği düşünülmektedir. Sedef hastalığı belirtileri görülen insanlarda zaman zaman eklem ağrıları da görülebilmektedir. Bu ağrıların şiddeti kişiden kişiye değişiklik göstermektedir.

          Sedef hastalığı tedavisi günümüzde gelişen tıp sayesinde başarılı sonuçlar vermektedir. Hastanın yaşına ve hastalığının şiddetine göre değişen ilaçlar kullanılır. Hafif seyreden kabuklanmalarda krem ve nemlendirici losyonlarla lezyonların azalması ve yok edilmesi sağlanır. Ağır seyreden türlerinde ise doktor kontrolünde ilaçlar kullanılır.

          Tedaviye yardımcı olarak aloe vera jel de kullanılabilir. Aloe vera yıllardır onarıcı özelliği ile hücre yenileyici olarak kullanılmaktadır. Sedef hastalarında oluşan lezyonlarda da aloe vera ürünleri kullanılabilir. Özellikle aloe vera jel kabuklanma oluşmadan ve kabuklanma oluştuktan sonra sürüldüğünde çok çabuk etki göstererek iyileşmeyi hızlandırmaktadır. Aloe veranın faydaları göz ardı edilemez ancak bu tedavinin etkili olabilmesi için mutlaka düzenli kullanılması gerekmektedir.

Cilt Kanserinden Aloe Vera ile Korunun

cilt kanseri için aloe vera

Aloe vera, tropikal iklim kökenli bir bitkidir. Mızrağımsı yaprakları etli ve dolgun bir görünüm arz eder. Bu yaprakların iç kısımlarında bulunan jelimsi yapı, aloe vera özü olarak adlandırılan ve içeriğinde çok sayıda enzim, vitamin ve minerali bir arada bulunduran özel bir sıvıdır. Aslında bugün tüm dünyada büyük bir üne sahip olan aloe vera bitkisi bu ünü de söz konusu özüne borçludur. Zira aloe vera özünde bulunan değerler sayesinde insan sağlığına oldukça faydalı bir bitki olmayı başarmıştır.

Aloe vera faydaları çok çeşitli alanlarda kendilerinden söz ettirmektedir. Örneğin aloe vera özü ile insan sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasına yardımcı olabildiği gibi, vücut içerisindeki birçok iltihabın sökülmesinde de etkin rol oynamaktadır. Ancak aloe veranın dikkat çeken yegâne özellikleri bunlarla sınırlı değildir. Zira yapısında bulunan besin değerleri sayesinde insan vücudu hücrelerinin kendilerini yenilemesini de sağlamaktadır. Bu etkisi sayesinde özellikle cilt hastalıkları konusunda çok ciddi bir tedavi aracı olarak kullanılması mümkün olmuştur. Cildin bozulan kısımlarını hücre yenileyici etkisi ile tedavi eden aloe vera, hücrelerin genetik yapısının bozulmasına karşı da oldukça etkili bir tedavi aracı niteliğini taşımaktadır.

Bilindiği üzere cilt kanseri de tüm kanser türlerinde olduğu gibi hücrelerin yapısının bozulmasından ileri gelen bir hastalıktır. Cilt hücrelerinde meydana gelen bir rahatsızlık olmasından ötürü cilt kanseri adını alan bu kanser türü de pek çok diğer kanser gibi oldukça tehlikelidir.

Aloe vera, yukarıda açıkladığımız özellikleri sayesinde cilt kanseri tedavisi için de kullanışlı bir bitkidir. Zira aloe veranın hücre koruyucu ve yenileyici özellikleri, kanserin temelinde yer alan özelliklerine karşı adeta bir savunma aracıdır.

Aloe veranın insan vücuduna yapacağı bu katkılardan faydalanabilmek için aloe vera kullanılarak üretilmiş çeşitli ürünler tüketilebilmektedir. Aloe vera jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu) ürünü de bu alanda en yaygın kullanılan ürünlerden biridir. Aloe vera jel ile bitkinin insan sağlığına olan etkilerinden hem harici hem de dâhili olarak faydalanmak mümkündür.

 

Aloe Veranın Tedavi Edici Etkileri

 aloe vera tedavi edici etkileri

Aloe vera, sarısabır diye de bilinen kaktüsü andıran şifalı bir bitkidir. Şifa amaçlı kullanılan bölümleri yeşil kabuğu ve altındaki jel kısmıdır. Jel kısmı amino asitler, vitaminler ve mineraller bakımından zengindir. İnsan vücuduna gerekli olan 20 adet minerali bünyesinde barındıran aloe vera jel, bitkinin şifaları açısından en faydalı kısmıdır.

Aloe vera etkileri, hücre yenileyici özelliği, kabızlık giderici, bağırsak hastalıkları, cilt hastalıkları, sindirim sistemi sorunları üzerinde çok faydalıdır. Aloe vera jel, çıkarıldıktan sonra, oksijenle temas ederse şifa özelliğini kaybetmektedir. Bu yüzden üretiminin uzmanlarca yapılması önerilir. Özel bir sistem dâhilinde çıkarılan aloe vera jel, bitkisel tedavi uzmanları tarafından satışa sunulmaktadır. Bunlardan Gökçek Aloe vera Jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu) güvenle kullanabileceğiniz karışımdır. Özelliğini kaybetmeden üretilen Gökçek Aloevera Jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu) iltihaplar, enfeksiyonlar, cilt problemlerinin tedavisinde oldukça etkili bir üründür.

Aloe vera faydaları şunlardır;

  • Kanserli hücrelerin büyümesini engeller.
  • Hermes, kızamık ve HIV virüsüne karşı etkilidir.
  • Hepatit gibi hastalıklarla yıpranmış karaciğer hücrelerini tedavi eder.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Kemik erimesini azaltarak, kolesterol dengesini düzenler.
  • Derideki mantar oluşumlarında, sedef ve pamukçuk rahatsızlığında tedavi edicidir.
  • Sindirim sisteminde oluşan hazımsızlık, şişkinlik, bağırsak hastalıklarında etkilidir.
  • Şeker hastaları için kullanılır.
  • Vitiligo tedavisinde, yanık ve yaralar üzerinde tedavi edici özelliği fazladır.

Aloe vera yan etkisi fazla olmasa da, hamile kadınların ve kronik ishal, karın ağrısı sorunu olan kişilerin kullanmaması önerilir. Adet kanamalarının fazla olduğu dönemlerde kullanılmaması da uygundur. Aloe vera jel, özel bir işleme tabi olarak çıkarıldıktan sonra mutlaka buzdolabından saklanması gerekir. Bu yapılmadığı takdirde, özelliğini kaybedeceğinden, uygun koşullarda üretim yapan ve saklama koşullarına uyan üreticilerin ürünlerini almanızı önemle hatırlatırız. Kozmetik sanayiinde de oldukça yaygın kullanımı olan bu bitki, nemlendirici ve hücre yenileyici etkileriyle, mucize sonuçlarını cilt bakımında da vermektedir. Sağlığımız üzerinde bu kadar önemli faydaları olan aloe vera bitkisinin, bitkisel tedavi alanında kullanılması çok yaygındır.

Aloe Veranın Hücreler Üzerinde Etkileri

aloe-vera-hücreler

      Aloe vera, yaprakları müshil olarak kullanılan kabuk bölümü ile jel olarak kullanılan müshilaj bölümlerinden oluşmuş bir bitki türüdür. Türkçe ismi Tıbbi Sarısabır olarak ifade edilmektedir. Daha çok sıcak bölgelerde yetişmektedir ve yaprakları tıpta, aynı zamanda boyacılıkta kullanılmaktadır. A, C, E ve B grubu vitaminleri ile Magnezyum, Kalsiyum, Selenyum, Potasyum, Demir, Mangan, Bakır, Çinko, Fosfor gibi mineraller ihtiva eder. Aloe vera etkileri, genellikle sindirim sistemi, boşaltım sistemi, safra, mide rahatsızlıkları, yanık ağrıları, deri iltihabı, güneş yanıkları, egzama, böcek sokmaları, yıpranmış cildin nemlenmesi ve onarımı, bağışıklık sistemi, tümör gelişimini durdurma üzerinedir. Çok yüksek besin değerine sahiptir. Ayrıca hücre yenileyici özelliği sayesinde vücutta hasar görmüş pek çok dokunun dış yüzeyinin onarımını sağlamak adına oldukça etkilidir.

        Aloe vera jel, gül yağı, sirke gibi bitkisel içerikli maddelerin aloe vera yapraklarından çıkarılan jel kısım ile birleştirilmesi sonucu ortaya çıkan bir şuruptur. Bu şurup ya da bitkisel karışım pek çok kozmetik ürününün temel kaynağı haline gelmiştir. Bu durumdan kozmetik firmalarının bu derecede faydalanıyor olmalarının nedeni, bu bitkiden üretilen jellerin kırışıklıklara, çatlaklara, yarıklara, cildinizdeki yaşlanma belirtilerinin çoğuna karşı savaş açıyor olmasından ileri gelmektedir. Bunun farkında olan pek çok kozmetik firması bu sayede bu bitkinin jelleriyle kremler, solüsyonlar, losyonlar hazırlamışlardır. Ancak bitkinin jel kısmı, oksijenle temas ettikten 5 saat sonra tüm faydalı özelliklerini yitirmekte ve işe yaramaz hale gelmektedir. Bu pek çok kozmetik firması için handikaplar oluşturmuştur. Bu sebeple kullanılmak istenen bitki özütü çok kısa bir sürede istenilen kıvama getirilmeli ve soğukta muhafaza edilmelidir.

        Bitkisel tedavi yaklaşımlarında bu bitkinin yeri şu şekilde ifade edilebilir: Hazımsızlık problemleri, kabızlık ve hücre onarımı ile ilgili pek çok alanda kullanıma elverişli olmasından dolayı, çok geniş bir yelpazeye sahiptir. Etki alanları düşünüldüğünde bu bitkinin aslında oldukça fazla hastalık ve rahatsızlık üzerine olumlu etki yaratabileceği ve çözüm üretimine katkı sağlayabileceği açıkça görülmektedir. Bu bitkinin faydaları göz önünde bulundurularak hazırlanan bitkisel karışımlar, kürler oldukça pozitif sonuç verme ile ilişkili olarak bilim insanlarına umut olmaktadır. Henüz çözümü bulunamamış bir hastalık olan AIDS üzerinde de bu bitkinin faydalarını görmek üzere çalışmalar yapılmaktadır. Onarıcı, yapılandırıcı ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkilerinden dolayı HIV virüsünün neden olduğu yıkımın önüne geçebileceği düşünülmektedir.