Gökçek ŞifaSize Telefonunuz Kadar YakınızÜcretsiz Google Play'de
İNDİRX
Aloe vera jel ve Aloe vera forte satış

Tag Archives: barbadensis miller

Tabiatın İyileştirici Gücü Aloe Vera

tabiatın iyileştirici gücü aloe vera

          Aloe vera (barbadensis miller- tıbbi sarısabır) bitkisi, 350 kadar türü bulunan “aloe” bitkisinin, tıbbi amaçla kullanılan türüdür. Bu kaktüs bitkisinin anayurdu Güney Afrika ve Yemendir. Sıcak iklimlerde, günümüzde özellikle Meksika, Güney Amerika ve Hint Adaları’nda, tıp ve kozmetik sektörüne hammadde sağlamak üzere, ticari amaçla ekilen geniş tarlalarda yetiştirilir. Ülkemizin güneyinde ve Japonya’da süs bitkisi olarak kültürü yapılır. Antik çağlara ait bulgulardan, Mısır’da M.Ö 4000’li yıllarda, özellikle yara ve yanık tedavisi için kullanıldığı anlaşılmaktadır. Geleneksel Uzakdoğu tıbbında, cilt hastalıkları ve sindirim sistemi bozukluklarında bitkinin “tıbbi iyileştirici” gücünden faydalanılmaktadır. Bitki, bağışıklık sistemini güçlendirmede, bünyesinde bulunan 160 çeşit bileşenle (vitaminler, mineraller, aminoasitler, enzimler) hastalıklara karşı korunmada oldukça etkili doğal bir destektir.

          Tıp sektöründe kullanılmak üzere, organik tarımla yetiştirilen aloe vera, iyileştirici gücünün doruğuna 3-4 yıllık olgunluğa eriştiğinde ulaşır. Tedavide kullanılabilmesi için harici olarak cilde uygulansa bile, dahili kullanımlar için yapraklarındaki jelin son derece alerjik olan yapısının pasifize edilmesi ve özel tekniklerle faydaları korunarak ürün haline getirilmesi gerekir. Bu işlem yapılmadan “besin desteği” olarak kullanılırsa, tadının acı olmasının yanında drogunda bulunan reçinenin etkisiyle iç organlarda tahrişe ve ödeme sebep olur. Onun için alınacak aloe vera ürünleri titizlikle incelenmeli ve menşei araştırılmalıdır.

          Aloe Vera Faydaları

  • Üstün iyileştirme gücünü, yapraklarındaki jel kısmında bulunan 12 vitamin ve 20 adet mineralin yanı sıra, uzun polisakkarit (şeker zinciri) içeriğinden alır. Bağışıklık sistemini güçlendirerek enerji verir. Özellikle “acemannan” maddesiyle kanser tedavisinin yan etkilerini en aza indirir.
  • Yapısındaki 20 aminoasitten 7’sini vücut üretemez. Yeni doku oluşumuna katkı sağlayan bu proteinler cildin kollegen liflerini yeniler. Mikroplara karşı kuvvetli bir antiseptiktir.
  • İçeriğindeki enzimler, özellikle lipaz ve proteaz enzimleri, besinlerle alınan yağ ve şekere etki ederek sindirimi kolaylaştırır. Tip 2 diyabet hastaları için tavsiye edilir.
  • Karaciğer rahatsızlıkları ve ülser, kolit, bağırsak mantarı gibi sindirim sistemi hastalıkları için, tedavi amacıyla kür olarak kullanıldığında iyileşme sağlar.
  • Bünyesindeki aspirinin hammaddesi olan salycylic asitle, ağrı kesici ve kan sulandırıcıdır.
  • Aloe maddesi, eczacılıkta laksatif ilaçların yapımında kullanılır.

 

Aloe Veranın Hücre Yenileyici Özelliği

aloeavera cilt

          Hücre yenileyici özelliği eski kültürlerden beri bilinen aloe vera bitkisi, modern tıbbın ve ilaçların henüz kullanılmadığı dönemlerde, özellikle yara, böcek sokmaları ve yanık tedavisi için kullanılırdı. M.Ö 1500’lü yıllara ait olduğu tahmin edilen Mısır’daki belgeler, tıbbi niteliklere sahip, bir tür kaktüs olan bitkinin, geleneksel tıp alanındaki kullanımına dair ipuçlarını vermektedir.

          Hücre yenileyici bitkiler içinde, belki de en etkili ve üstün özelliklere sahip olan bitki aloe veradır. Aloe vera bu özelliğini, jel kısmının bileşiminde bulunan 18 tane aminoasitten alır. Bilindiği gibi aminoasitler, doku oluşumunu sağlayan proteinlerdir. Enerji sağlamak ve vücudun kimyasal dengesini korumak gibi görevleri vardır. Hücre yenileyici özelliği ile cildi nemlendirerek yeniden yapılandırmasının yanı sıra aloe vera, bünyesinde barındırdığı uzun “polisakkarit” zincirleri sayesinde bağışıklık sistemini güçlü kılar ve her tür iltihabi oluşumu önlemeye yönelik bir çeşit “doğal antibiyotik” içerir.

          Yaklaşık 200 kadar çeşidi olan “aloe” bitkisinin tıbbi alanda kullanılanı bu aloe vera (barbadensis miller) türüdür. Bitki iyileştirici özelliğine, 3-4 yıllık olgunluğa geldiğinde ulaşır. Aloe vera ürünleri, Amerikalı bir eczacı sayesinde bugün insanlar tarafından, kolajen üretimini hızlandırmak ve derinin üst tabakasını yeniden yapılandırmak için kullanılabilmektedir. Çünkü bitkinin yaprağındaki 12 vitamin, 20 mineral, 18 aminoasit ve çeşitli enzimleri barındıran, kaygan, yapışkan ve acı olan jel kısmı uzun süre güneşe maruz kaldığında okside olur, etkisini yitirirdi. 1968 yılında Amerikalı bir eczacının bulduğu yöntemle, aloe vera jel özelliklerini yitirmeden saklanabilir hale geldi. Isıl işlemlerden geçmeden, bitkinin şifa verici özellikleri kaybedilmeden hazırlanan, bazı firmaların ürünleri, dahili olarak bağışıklık ve sindirim sistemini güçlendirmede, antibakteriyel olarak iltihaplı ve mantarlı oluşumları önlemede, diyabet, ülser ve bağırsak hastalıklarında birçok fayda sağlar. Haricen de akut ve kronik deri hastalıklarında, radyasyon tedavisi sırasında hasar gören cildin epidermis tabakasının onarılmasında ve anti aging uygulamalar sırasında, derinin bağ dokusunu yeniden yapılandırmak ve nemlendirmek için kullanılmaktadır.

          Bitkiyle ilgili uyarılması gerekenler, hamileler ve hemoroid sorunu yaşayanlardır. Çünkü drogunda (hammadde) bulunan reçinenin tahriş edici özelliği, bu iki grupta sıkıntı yaratabilmektedir. Onun için bir herbalist tarafından hazırlanmayan ürün asla kullanılmamalıdır.

 

Aloe Vera Suyu İle Sağlıklı Yaşam

aloe vera suyu ile sağlıklı yaşam

Aloe vera, milattan önceki yıllarda, özellikle Mısırlılar ve Yunanlılar arasında, yaraların iyileştirilmesi ve yanıkların tedavi edilmesinde kullanılan, tıbbi sarısabır ismiyle de bilinen, iyileştirici bir bitkidir. Anayurdu Afrika (Yemen) olan, kuru ve kurak çöl iklimlerinde yetişebilen ve “çöl zambağı” olarak da anılan bu bitki, aslında bir tür kaktüstür. Yazın sarı veya kırmızı çiçekler açar. Tohumla çoğaltılması zor olduğu için, ekilmesi daha ziyade çelikleme yöntemiyle yapılır.

Yaklaşık 240-300 çeşidi olduğu tahmin edilen aloe vera bitkisinin, tıbbi alanda ancak birkaç çeşidi kullanılabilir. Bunlardan şifa verici özelliği en yüksek olanı ise Barbadensis Miller türüdür. Bu tür bugün, özellikle Güney Amerika ve Meksika’ da geniş ekim alanlarında, tıp ve kozmetik sektörlerine hammadde sağlamak amacıyla ticari olarak üretilmektedir.

Bitkinin iyileştirme özelliği, yapraklarının içindeki jel kısmında bulunan 160 kadar bileşenden gelir. 12 vitamin, 20 mineral, 18 aminoasit ve çeşitli enzimler barındıran müsilaj görünümlü ve kaygan yapıdaki sıvı kısım, doğal haliyle doğrudan kullanılamaz. Eğer kullanılırsa, laksatif (ishal yapıcı) ve alerjik etkileri kaçınılmaz olur.

Tedavi edici yönü çok kuvvetli olan bu bitkinin, olumsuzluk yaratabilecek yönlerini pasifize eden Gökçek Aloe Vera Jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu), özellikle bağışıklık güçlendirmede, sindirim sistemi ve cilt hastalıklarında kullanılmaktadır. Bitkinin, yaprak içindeki jeli ve dış kabuğunun özsuyundan, doğal yapısı özel yöntemlerle korunarak, herbalistler tarafından hazırlanan Aloe vera suyu, bugün Japonlar‘ın, sağlıklı olmak ve zinde kalmak için, çok sık tükettiği bir içecektir. Çünkü bitkinin bünyesindeki polisakkaritler, doğal antibiyotik özellikleriyle hem bünyeyi güçlü kılmakta, hem de cildin onarılması ve nemli tutulmasında çok olumlu katkı sağlamaktadır.

Gökçek Aloe Vera Jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu),hem dahili, hem de harici olarak, cilt hasarlarının onarımından, tip2 diyabete, bağırsak mantarlarından, ülser ve kolite, iltihaplı ve tümöral oluşumlardan, kemik yoğunluğunun artırılmasına kadar pek çok hastalıkta bitkisel tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Aloe vera suyu besin desteği olarak, kanser dahil pek çok ciddi hastalıkta fayda sağlarken, hamilelerin ve hemoroid hastalarının kullanımı sakıncalı olabilmektedir. Bu konuda bir herbalist görüşü almanızda yarar vardır

 

Japonlar Günde 2 Litre Bu Bitkinin Suyunu İçiyor…

aloe vera japonya
Siz de tanıyın bu bitkiyi!

Aloe vera, geleneksel tıp alanında, özellikle Afrika ve Uzakdoğu kültürlerinde yara, yanık ve ağrılarda sıkça kullanılan, “çöl zambağı” veya “tıbbi sarısabır” da denen iyileştirici bir bitkidir. Aloe veranın etkileri sadece yara tedavisiyle sınırlı olmadığı anlaşıldığından beri Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından “seçilmiş tıbbi bitkiler” başlığında incelemeye alınmıştır. Yaklaşık 240 kadar türü olan “Aloe” bitkisinin hastalıkları tedavide kullanılanı “Barbadensis Miller” cinsidir. Kurak iklim bitkisi olan bu Aloe vera günümüzde, Güney Amerika, Meksika ve Hint Adaları’nda, organik tarımla geniş alanlarda, kozmetik ve ilaç sanayi için ticari amaçla ekilmektedir.

Japonya’da kullanımı özellikle “besin desteği tıbbi içecek” şekliyle yaygındır. Bitki evlerde de bir “kültür bitkisi” olarak yetiştirilmektedir. Çalışkanlıklarıyla tanınan Japonlar aloe vera suyunu birçok faydasından dolayı günlük hayatlarında meşrubat gibi tüketmektedirler. Aloe vera içeceği düzenli olarak tüketildiğinde fiziki dayanıklılık ve teknolojinin getirdiği ağır metal travmalarından korunmak için, vücudun gereksinimi olan bileşenleri (18 amino asit, 12 vitamin, 20 mineral ve çeşitli enzimler) içerdiği için çok faydalıdır.

Aloe vera jel, bitkinin yeşil ve etli olan yapraklarında, kaktüs cinsi olmasından dolayı % 99 oranında su bulunur. Şifa verici ve tedavi edici kısmı ise % 1’lik bölümdedir. Yaprağın dış kabuğunda eczacılık alanında, laksatif ilaç yapımında kullanılan bölüm vardır. Yaprağın iç kısmındaki yapışkan sarı sıvının olduğu bölümse jel kısmıdır. İşte bitkisel tedavi alanında kullanılan kısım burasıdır. A, C, E ve B grubu vitaminler, folik asit, kalsiyum, potasyum, demir, çinko, magnezyum, fosfor gibi mineraller, protein oluşumuna destek veren amino asitler (antibakteriyel ve ağrı kesici aloin ve emodin) ve sindirimi kolaylaştırıcı lipaz ve proteaz enzimleri, bağışıklık sistemini kuvvetlendirici acemannan ve polisakkaritler hep bu kısımdadır.

Aloe vera jel ( bitki karışımlı aloe vera şurubu) bitkinin özellikleri korunarak özel yöntemlerle hazırlanmıştır. Her türlü cilt problemi için haricen kullanılan jel ve başta sindirim, bağışıklık sistemi hastalıkları, iltihabi sorunlar olmak üzere birçok somatik kökenli hastalıkta kullanılan şurup (jelin tadı acı olduğundan belli ölçülerde bal ve bitkiyle tatlandırılmış) tedaviye yüksek düzeyde besin desteği sağlamaktadır.

 

Aloe Vera (Barbadensis Miller)

 aloe vera barbadensis miller

Tıbbi sarısabır diğer adıyla aloe vera tıbbi tedavi amaçlı kullanılan bir bitkidir. Aloe vera binlerce yıldır bilinen, sağlık için faydalı, özellikle yaralarda ve yanıklarda kullanılan zambakgiller familyasından olsa da, kaktüse benzeyen bir bitkidir. Doğada pek çok türü bulunmaktadır. Bitkisel tedavi amaçlı kullanılan aloe veranın “barbadensis miller” türü, ülkemizde henüz yetişmeyen türüdür. Aloe vera bitkisi 3 bölümden oluşur. Yaprağın kabuğu, latex yapışkan sıvı ve jel tabakası bu bölümleri içerir. Ortalama 4 yıl içerisinde olgunlaşan bitki, jel ve özsuyu karışımı ile bitkisel tedavi amacıyla kullanılır. Aloe vera jelin içerisinde amino asitler, antraginonlar, vitaminler, mineraller, lingin, saponin, şeker, steroller gibi yararlı bileşikler bulunmaktadır.

Aloe vera yapraklarından elde edilen jel, şifalı bitkiler ilave edilerek bitki karışımlı özel bir şurup haline getirilmiştir. Bu şurubun içeriğinde aloe vera jel ile birlikte zerdeçal, limon suyu, mercan köşk, devedikeni, kekik gibi şifalı bitkiler bulunur. İçecek olarak tüketilen aloe vera suyu özellikle tümör oluşumunu önlemesi sebebiyle, kanser hastaları tarafından tercih edilmektedir. Aloe vera, tedavi edici özelliklerinin yanında, kozmetik sanayiinde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Kremlerde, cilt bakım ürünlerinde ve şampuanlarda tercih edilmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalarda HIV virüsü üzerindeki etkilerinden dolayı aids tedavisi için umutları arttırmıştır. Aloe vera (barbadensis miller) sindirim sistemi üzerinde olumlu etkileri ile huzursuz bağırsak sendromunun tedavisinde başarılıdır. Aloe vera jelin üretimi ve saklanması ayrı bir önem taşıdığı için, üreticinin bu konuda güvenilir olması son derece önemlidir.

Aloe vera jel ve aloe vera suyu faklı alanlara etki ettiği için, tedavi edici özellikleri de farklıdır. Kullanım alanlarını bir uzman yardımıyla öğrenerek, tedavi için daha iyi sonuçlar verecektir. Aloe vera jel şekerin düşmesine sebep olduğu için, diyabet ilaçları ile kullanıldığında kan şekerinde fazla düşüşlere sebep olacağından kullanılmaması iyi olur. En doğru yöntem doğal bitkileri kullanmak için her zaman bitkisel tedavi uzmanlarına danışmak, doktorunuzun da onayı ile kullanmaktır.