Gökçek ŞifaSize Telefonunuz Kadar YakınızÜcretsiz Google Play'de
İNDİRX
Aloe vera jel ve Aloe vera forte satış

Tag Archives: aloe vera

Aloe Vera Çiçeği Bakımı

aloe-vera-cicegi-bakimi

Aloe Vera çiçeği ev, ofis ve işyerleri gibi yaşam alanlarımızı süsleyen zarif ve güzel bitkilerdir. Uzun ömürlü ve dayanıklıdır. Doğada birçok çeşidi vardır. Aloe Vera yapraklarını belirli aralıklarla yeniler. Her ortama kolay uyum sağladığı için çokça tercih edilir.

Aloe Vera çiçeği direk gün ışığına maruz kalmamalıdır.Bolca gün ışını sever. Hızlı büyüyebilmesi için aydınlık yerlere ihtiyaç duyar. Gün ışığı aldığı yöne doğru eğilim gösterebilir. Gün ışığı almayan yönü belirli aralıklarla gün ışığına çevirilmelidir.Böylece çiçeğin bir yöne doğru eğilimi engellenebilir.

Aloe Vera çiçeği az ışık aldığı zaman yeteri kadar beslenemez bunun için çiçeklerinde solma ve kararma meydana gelir.

Aloe Vera çiçeği, yazın haftada en az 2 kere, kış aylarında ise haftada 1 kere saksı üstten sulanmalıdır. Suyun tüm toprağa ulaşması gerekmektedir. Yazın sulama tekniğinde Pazartesi ve Perşembe günleri tercih edilebilir. Kışın ise sulama tekniğinde Pazartesi günleri tercih edilebilir. Sulama esnasında kullanılan su kabı ölçeği hep aynı olmalı ve çiçeğe dökülen su saksının dibinde en fazla akşam sulamış isek, sabahleyin tabakda biriken su dökülmelidir. Böylelikle bitkinin toprağında koku ve haşerelerin oluşmasına engel olunacaktır.Sulamada temel kural bitkinin toprağı kurudukça su verilmeli, toprağının kuru yada sulu olduğunu anlamamız için, toprağına parmağımızı batırarak kuru veya ıslak olduğunu anlayabiliriz. Islak ise bitkimiz topraktaki suyu henüz bitirememiş olduğundan sulamamızı bir sonraki sulama gününe bırakmalıyız.

Aloe Vera çiçeği rüzgar akımı alan yerlerden uzak tutulmalıdır. Kış aylarında çiçeğin bulunduğu ortam sıcaklığı 14 ile 15 derecenin altına düşmemelidir. Rüzgar çiçeğimizi salladığı için bitkinin sapında oynamalar ve toprağın köküne hava akımın girmesine sebep vermektedir. Buda çiçeğimizin ömrünü azalttığı gibi çiçeklerin yapraklarında sararma ve çiçeklerinde solmalara sebep verir. Örneğin : Kapı ağzı ve pencere gibi açılan ve rüzgar alan yerlerden çiçekler kesinlikle uzak tutulmalıdır.

Aloe Vera çiçeği dallarının üzerindeki çiçekler solup geçtikten sonra bitkimizin bir daha çiçek açması için solan yaprakları kesilerek budanmalı ve kesilen bölgenin içine hava akımının girmesine engel olmak için, üzeri kapatılmalıdır.

Örnek: Soğuk silikon, mum yada yakıcı olmayan yapışkanlarla kapatılabilir.

Aloe Vera çiçeğinin toprak değişimi yılda 1 kere sıcak ayların başlangıcı olan Nisan ayında yapılmalıdır. Toprak seçiminde humuslu ve lifli toprak kullanmak gelişimini iyi yönde etkiler. Toprak değiştirirken dikkat edilmesi gereken husus, değiştirmek istediğiniz çiçeğin saksısının en fazla bir numara büyüğüne dikilmelidir.

Aloe Vera çiçeğimize, Ormus Tarım kullanırken dikkat edilmesi gereken husus, çiçeğimiz yaprakları ve çiçekleri sağlıklı ise bu dönem içerisinde Ormus Tarım kullanmak zorunda değiliğiz. Çiçeğimizin çiçekleri solmuş ve budamasını yapmış isek bu dönemde bitkimizin hem çiçek açması hemde gelişmesi için seralar ve mağazalarda satılan çiçek Ormus Tarım’ın kullanma koşullarına uyarak bitkimize besin desteği verebiliriz.

Örnek: Genelde besinler 1LT suya bir kapak ölçeğinde Ormus Tarım dökülür, iyicene karıştırılan suyla Ormus Tarım bulunduğu ortamdaki çiçeklere sulamadaki standart ölçeğimizle ilaçlı suyu bitkilerimize onbeş günde bir yada ayda bir uygulayabiliriz.

Aloe Vera çiçeklerimizin yaşam alanlarımızda bulunmasını istiyor ama koyacağımız ortam gün ışığından uzak kalıyor ise bitkilerimizin yapraklarının dökülmesine, çiçeklerinin de açmasına ve sağlıklı kalması için bizlerin bitkilerimize yardımcı olmamız gerekir. Bunun için çiçeklerimizi doğal ortamlarına uygun hale getirmek ve ışık alması için üstünden aydınlatıcılarla destekleyebiliriz. Saksı çiçeklerinin büyük bir bölümü aydınlığı sever, bu gün ışığı olmalı, olmayan bölgelerde ise, aydınlatıcılar ile desteklenmeli. Karanlıkta kalan bitkiler yapraklarını döker, sararmalar ve solmalar oluşur. Daha az ışık alan bitkilere, daha az su verilmelidir.

1 – Bitkinin aşırı derecede sulanması
2 – Bitkimizin saksı deliklerinin kapalı olması ve suyun deliklerden tabağına çıkmaması
3 – Hastalanmış bitkinin diğer bitkilere yakın olması
4 – Toprağının kalitesiz olması veya vitaminin yetersiz kalması
5 – Bitkimizin yapraklarında oluşan hastalıklar ve mantarlar Sinek, solucan veya yapışkan gibi pamuksu hastalıklar bitkimize zarar vermektedir.
Bu gibi hastalıkları ve haşereleri bitkimizde gördüğümüzde, ziraat ilaçları satan firmalardan bitkimizden bir yaprak veya toprak götürerek oluşan hastalıkları göre ona uygun ilaçları alıp kullanma klavuzuna uyarak kullanınız.

Aloe Vera çiçeğinin çoğaltılması bitkinin köklerinden ayırma yöntemiyle olur. Bitki köklerinden ayrılıp ufak bir saksıya dikilip sulama ve bakımına devam edilmelidir.

Tabiattan Gelen Sağlık : Aloe Vera

Anayurdu Güney Afrika ve Yemen olan bu kaktüs bitkisi tıp ve kozmetik alanında kullanmak maksadıyla geniş tarlalarda yetiştirilmektedir. Özellikle yara ve yanık tedavisi için kullanılmakla beraber büyük etki göstermektedir. Uzakdoğu’da cilt hastalıkları ve sindirim sistemi bozukluklarında sıklıkla kullanılır. Bağışıklık sistemini güçlendiren bu bitkinin özünde 160 çeşit bileşen bulunmaktadır. İçerisinde bulunan mineraller, aminoasitler, vitaminler, enzimler hastalıklara karşı konmada oldukça etkili bir doğal destek sağlar.
aloeveratab
Tıp sektöründe kullanılmak üzere organik tarımla yetiştirilen aloe vera yaprakları içerisindeki jel ile alerjik yapılara karşı etkisini göstermektedir. Yapraklarında bulunan jel kısmında bulunan 12 vitamin ve 20 adet mineral ile birlikte şeker zinciri içeriğinden bu gücünü almaktadır. Bağışıklık sistemini güçlendirerek kişinin bünyesine enerji verir. İçeriğindeki etki ile kanser tedavisi yan etkilerini en aza indirmektedir. Tip 2 diyabet hastaları için önerilmektedir. Yapısında bulunan 20 aminoasitten 7’sini vücut üretememektedir. Bu proteinler yeni doku oluşumuna katkı sağlarlar.
Ülser, karaciğer rahatsızlıkları, bağırsak mantarı gibi sindirim sistemi hastalıklarında tedavi edici etkisi ile iyileşmeye yardımcı olur. Bünyesinde bulunan salycylic ile ağrı kesici kan sulandırıcı etki gösterir. Bu özelliklerden de anlaşılacağı gibi Aloe Vera’nın doğadan gelen mucize etkisi ile pek çok sıkıntılı rahatsızlıktan kurtulmak mümkün olabiliyor.

Aloe Veranın Bakteri Öldürücü Etkisi (Bakterisidal Etki)

aloe vera bakteri öldürücü

Metabolizma üzerinde kalıcı etkiler yaratarak pek çok bölgesel tedavinin kaynağı olan aloe vera tıp dünyasında kullanılan şifalı bir bitkidir. Yapısında bulunan elementler ve mineraller nedeniyle vücudu besleyici özelliğe sahip olan aloe vera günümüzde ilaç tedavisinin sağladığı etkiler kadar başarılı sonuçlar yaratabilmektedir. Genellikle geniş, etli yaprakları ve uzun boyu ile sıcak iklim bölgelerinde yetiştirilen aloe vera bitkisi Öd Ağacı, Azvay ve Sarısabır gibi isimlerle de anılmaktadır. Vitamin bakımından en zengin bitki özlerini barındıran aloe veranın vücut metabolizmasını güçlendirici etkileri uzmanlar tarafından da kanıtlanmıştır. Günümüzde aloe veranın faydaları içerisinde pek çok etmen bulunmaktadır.

Aloe Vera Faydaları

  • Aloe veranın bilinen en önemli faydaları arasında sindirim sistemini kuvvetlendirici özellikler yer almaktadır. Besinlerin vücut üzerindeki dağılımını etkin bir şekilde kontrol altına alan aloe vera mide rahatsızlıkları riskini en aza indirmektedir.
  • Cilt derisi üzerinde kompres bazlı tedavi unsuru haline gelen bu bitki, yıpranmış hücreleri yenilerken, onarma ve nemlendirme amaçlı da kullanılabilmektedir.
  • Yanıklar, deri iltihaplanmaları ve güneş ışınlarının zararlı etkileri sonucu oluşan yanıklar aloe veranın bileşenleri sayesinde tedavi edilmektedir.
  • Özellikle kolon kanseri riskini durdurma içeriğine sahip olan aloe vera bağırsak hastalıkları üzerinde de etkili bir bitkisel tedavi yöntemi oluşturmaktadır.
  • Bağırsaklarda oluşan mantar türlerinden biri olan bağırsak mantarları aloe veranın bileşenleri ile iyileştirme etkisi yaratmakta, oluşabilecek enfeksiyona bağlı problemleri ortadan kaldırmaktadır.
  • Böbrekleri hastalıklardan koruma etkisine sahip olan aloe veranın vücuttaki enzimleri depolama özelliğine sahip olduğu bilinmektedir.
  • Enfeksiyon hastalıkları oluşum aşamasında durdurarak vücut metabolizmasını güçlendiren bitki, yeme düzeninde gözle görülür değişiklikler yaratmaktadır.
  • Kana oksijen aşılayan aloe vera bitkisinin iltihap problemlerinde de tedavi edici yapıya sahip olduğu gözlemlenmiştir.

Aloe veranın vücut içerisinde sağladığı yararlardan bir diğeri de bitkisel bazlı jel kullanımı şeklinde gerçekleşmektedir. Gökçek Aloe Vera Jel, hem sindirim sistemi üzerinde hem de anti-bakteriyel bazlı içeriği sayesinde enfeksiyon hastalıklarında önemli sonuçlar yaratmaktadır. Hemoroit ve mide ülseri gibi hastalıklarda uzmanlar tarafından tavsiye edilen jel enzimlere karşı duyarlıdır.

Tabiatın İyileştirici Gücü Aloe Vera

tabiatın iyileştirici gücü aloe vera

          Aloe vera (barbadensis miller- tıbbi sarısabır) bitkisi, 350 kadar türü bulunan “aloe” bitkisinin, tıbbi amaçla kullanılan türüdür. Bu kaktüs bitkisinin anayurdu Güney Afrika ve Yemendir. Sıcak iklimlerde, günümüzde özellikle Meksika, Güney Amerika ve Hint Adaları’nda, tıp ve kozmetik sektörüne hammadde sağlamak üzere, ticari amaçla ekilen geniş tarlalarda yetiştirilir. Ülkemizin güneyinde ve Japonya’da süs bitkisi olarak kültürü yapılır. Antik çağlara ait bulgulardan, Mısır’da M.Ö 4000’li yıllarda, özellikle yara ve yanık tedavisi için kullanıldığı anlaşılmaktadır. Geleneksel Uzakdoğu tıbbında, cilt hastalıkları ve sindirim sistemi bozukluklarında bitkinin “tıbbi iyileştirici” gücünden faydalanılmaktadır. Bitki, bağışıklık sistemini güçlendirmede, bünyesinde bulunan 160 çeşit bileşenle (vitaminler, mineraller, aminoasitler, enzimler) hastalıklara karşı korunmada oldukça etkili doğal bir destektir.

          Tıp sektöründe kullanılmak üzere, organik tarımla yetiştirilen aloe vera, iyileştirici gücünün doruğuna 3-4 yıllık olgunluğa eriştiğinde ulaşır. Tedavide kullanılabilmesi için harici olarak cilde uygulansa bile, dahili kullanımlar için yapraklarındaki jelin son derece alerjik olan yapısının pasifize edilmesi ve özel tekniklerle faydaları korunarak ürün haline getirilmesi gerekir. Bu işlem yapılmadan “besin desteği” olarak kullanılırsa, tadının acı olmasının yanında drogunda bulunan reçinenin etkisiyle iç organlarda tahrişe ve ödeme sebep olur. Onun için alınacak aloe vera ürünleri titizlikle incelenmeli ve menşei araştırılmalıdır.

          Aloe Vera Faydaları

  • Üstün iyileştirme gücünü, yapraklarındaki jel kısmında bulunan 12 vitamin ve 20 adet mineralin yanı sıra, uzun polisakkarit (şeker zinciri) içeriğinden alır. Bağışıklık sistemini güçlendirerek enerji verir. Özellikle “acemannan” maddesiyle kanser tedavisinin yan etkilerini en aza indirir.
  • Yapısındaki 20 aminoasitten 7’sini vücut üretemez. Yeni doku oluşumuna katkı sağlayan bu proteinler cildin kollegen liflerini yeniler. Mikroplara karşı kuvvetli bir antiseptiktir.
  • İçeriğindeki enzimler, özellikle lipaz ve proteaz enzimleri, besinlerle alınan yağ ve şekere etki ederek sindirimi kolaylaştırır. Tip 2 diyabet hastaları için tavsiye edilir.
  • Karaciğer rahatsızlıkları ve ülser, kolit, bağırsak mantarı gibi sindirim sistemi hastalıkları için, tedavi amacıyla kür olarak kullanıldığında iyileşme sağlar.
  • Bünyesindeki aspirinin hammaddesi olan salycylic asitle, ağrı kesici ve kan sulandırıcıdır.
  • Aloe maddesi, eczacılıkta laksatif ilaçların yapımında kullanılır.

 

Aloe Veranın Yara Ve Yanık Tedavisinde Etkileri

 yanık tedavisi aloe vera

Aloe vera dünyanın bilinen en eski ve en yararlı bitkilerinden biridir. Eski mısırlılar tarafından yüzyıllar önce yara ve yanık tedavisi için kullanılmıştır. Yanık ve yara tedavisi için kullanıldığı gibi; kesikler ve burkulmalar için de oldukça etkin bir şekilde kullanılmıştır. Bilim ve tıp dünyasının da oldukça ilgisini çeken aloe vera bitkisi, birçok bilimsel araştırmaya da konu olmuştur. Araştırmalar aloe veradan elde edilen jelin kanser tedavisi için uygulanan radyoterapi yanıkları da dahil olmak üzere, daha birçok yanıkta da etkili olduğunu göstermiştir. Aloe vera yanık tedavisi için mucize bir bitkidir. Aloe vera jel yanık bölgedeki kan miktarını arttırarak vücudun tüm iyileşme araçlarını bu bölgeye göndermesini sağlamaktadır. Aloe vera jel sadece yüzeysel yanığı değil; yanığın deri altında oluşturduğu tahribatları da iyileştirir. Yara ve yanık bölgede acıları ve şişlikleri de önlemektedir. Ayrıca aloe vera jel cilt kanserine karşı da koruyucu bir etki göstermektedir.

Aloe vera uygulaması da oldukça kolay bir şifalı bitkidir. Yanığın üzerine aloe vera yaprağından bir parça konulur ve iyileştirme etkisini hemen göstermeye başlar. Aloe vera jel de aynı etkiyi göstermektedir. Aloe vera büzücü etkiye sahiptir ve mükemmel bir doku iyileştiricisidir.

Yara ve yanık tedavisinde oldukça etkili olan aloe vera, aynı zamanda güneş yanıkları için de şifa kaynağıdır. Güneş yanıkları yaz aylarında aşırı güneşe maruz kalan pek çok insanın karşılaştığı bir durumdur. Güneş yanıkları ciltte aşırı dehidrasyona neden olarak su kaybetmesine neden olur. Su kaybeden cilt gerilerek üst deride tabakalar oluşturur. Aloe vera jel, güneş yanığı olan cilde sürüldüğünde ani bir soğutma ve sakinleştirme sağlayarak cildi rahatlatır. Ciltteki nemi tutarak koruyucu bir katman oluşturur.

Aloe vera her ilk yardım çantasında bulunması gereken bir bitkidir. Cilt yaralarında kusursuz bir iyileştirici etkiye sahiptir. Ancak evde yapılan tedaviye cevap vermeyen, geçmeyen yaralar varsa mutlaka bir uzmana başvurmak gerekmektedir.

 

Aloe Vera ve Tıbbi Tesirleri

aloe vera tıbbi tesirleri

Sıcak iklim bölgelerinde yetişen aloe vera, kalın, kenarları tırtıklı ve uca doğru sivrilen yapraklara sahiptir. Tıp dünyasının ve kozmetik sektörünün sıklıkla tercih ettiği aloe veranın faydaları uzmanlar tarafından kanıtlanmıştır. İçeriğinde C, A ve B vitamini bakımından zengin olan bu bitki kalsiyum, çinko ve magnezyum minerallerini de içermektedir.

Bitkisel tedavi sürecini hızlandırarak vücut üzerinde olumlu sonuçlar yaratan aloe veranın şurup halde kullanımı da oldukça yaygındır. Aloe veranın yapraklarından uzmanlar tarafından özel olarak çıkarılan jel faydalı özelliklerini kaybetmeden işlenerek ürünlerde kullanılmaktadır.

Aloe Veranın Faydaları

  • Aloe vera, besin özelliği yüksek miktarda bulunan, tıbbi bitkiler grubunda yer almaktadır. Bu bağlamda vücut metabolizması üzerinde önemli etkiler yaratan aloe veranın sindirim sistemini güçlendirerek hazmı kolaylaştırdığı kanıtlanmıştır.
  • Genellikle mide ülseri ve gaz sıkışmaları gibi problemlerden yakınan hastalara tedavi amaçlı olarak tavsiye edilen aloe vera, spazm tetiklemelerini de ortadan kaldırmaktadır.
  • Aloe veranın bir diğer faydası da cilt derisi üzerinedir. Özellikle yıpranmış, kurumuş ve hasarlı deriyi temizlemesi ile bilinen bu bitki, cildi nemlendirmek amacıyla da kullanılabilmektedir.
  • İdrar yollarında sıkıntı yaşayan hastaları tedavi eden aloe vera, kabızlık problemine karşı da etkin bir sonuç yaratmaktadır.
  • Vücut üzerinde oluşan güneş ışınları kaynaklı yanıklar, böcek tahribatları ve deri dökülmeleri aloe veranın içeriğinde elementler sayesinde ortadan kalkmaktadır.
  • Beyin hücrelerine dolaylı yoldan destek veren bu bitki, tümör oluşumu riskini de en aza indirmektedir.
  • Enfeksiyon bazlı problemlerde tercih edilebilen aloe vera, bağışıklık sistemini desteklerken vücuda direnç kazandırmaktadır.
  • Bir diğer adıyla tıbbi sarısabır olarak da bilinen aloe vera, jel üretimi sayesinde de iltihapları yok edici etkiye sahiptir.

Gökçek Aloe Vera Jel ( bitki karışımlı aloe vera şurubu ), 19 çeşit şifalı bitki ile özel olarak hazırlanmış bir üründür. Bu şurup düzenli olarak kullanıldığında birçok iç hastalığın tedavisinde etkili sonuçlar sağlamaktadır. İçeriğinde bulunan amino asitler kolesterol artışını düzenleyen, kalp hastalıklarına karşı önerilen bu şurubun kanserli hücreler üzerinde de olumlu etkiler yarattığı bilinmektedir.

Ülkemizde özellikle güney bölgelerde yetişmekte olan aloe vera süs bitkisi olarak peyzaj düzenlemede de tercih edilebilmektedir.

 

Tıp Sektöründe Aloe Vera

tıp sektöründe aloe vera

Aloe vera, yaklaşık 200 kadar türü olan “aloe” bitkisinin, tıbbi amaçlarla yetiştirilip kullanılan, tıbbi sarısabır otu olarak da bilinen bir cinsidir. Kaktüs görünümlü, kuru ve kurak iklim bitkisinin anavatanı Afrika’dır. Günümüzde Güney Amerika, Meksika ve Hint Adaları’nda, geniş tarlalarda organik tarım metodlarıyla, özellikle ilaç ve kozmetik sektörüne hammadde sağlamak amacıyla yetiştirilir.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından “Seçilmiş Tıbbi Bitkiler” başlığı altında incelenerek, özellikle cilt hastalıklarındaki tedavi edici ve kanserli oluşumlardaki antioksidan etkileri ispatlanan aloe vera (aloe Barbadensis Miller), bu özelliklerini yaprağının jel kısmında bulunan “acemannan” maddesinden ve cilt dokusunu yenileyen 18 çeşit aminoasitten almaktadır. İçeriğindeki “polisakkarit zincirleri” sayesinde organizmayı güçlendirir, bünyesinde barındırdığı steroller enfeksiyon hastalıkları ile başa çıkmada destek tedavi sağlar.

Bitkinin tedavi edici özelliğini barındıran jel kısmı kaygan ve renksizdir. Bu kısım aminoasitlerin dışında, 12 vitamin, 20 mineral ve enzimler içerir. Vücut için önemli olan bu yapı taşları, birçok hastalığın önlenmesinde, tedavisinde kullanılan maddelerdir.

Tıbbi Tesirleri

  • Derinin epidermis tabakasını yenileyerek, yanık, yara ve akneleri tedavi eder. Kaşıntılarda, böcek sokmalarında kullanılır.
  • Derinin bağ dokusunu destekleyerek, yaşlanma izlerini hafifletir. Cildin nemli kalmasını sağlar.
  • Harici ve dahili, her tür mantarlı oluşumlar için faydalıdır.
  • Sindirim sistemini ilgilendiren mide ve bağırsak hastalıklarında, kimyasal ilaçların tahribatını giderir.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Kemik yoğunluğunu artırarak, kemik iliği aktivitesini destekler.
  • Hazmı kolaylaştırır, reflüyü önler.
  • Ağrı kesici ve kan sulandırıcı özellikleri vardır.
  • Kandaki kolesterol ve şekerin düzenlenmesine yardım eder.

Piyasada bulunan aloe vera ürünleri içinden, özellikle ısıl işlemlerden geçmeden ve bitkinin tedavi edici özellikleri tümüyle korunarak, özütünden hazırlananlar kullanılmalıdır. Bitki yaprağı kırılarak, doğrudan harici olarak kullanılabilir. Dahili kullanımlarda yüksek derecede alerjik ve ishal yapıcı etkileri vardır. Üstelik tadı da çok acıdır. Özellikle hamilelerin ve hemoroid hastalarının kullanmaması gerekir.

Gökçek Aloe Vera Jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu), herbalistlerce bitkinin yan tesirleri yok edilerek, bal ve bitkilerle tatlandırılarak hazırlanmış, etkisi son derece yüksek olan bir üründür ve aloe veradan yüksek oranda fayda sağlanacak tekniklerle hazırlanmıştır.

 

Aloe Veranın Hücre Yenileyici Özelliği

aloeavera cilt

          Hücre yenileyici özelliği eski kültürlerden beri bilinen aloe vera bitkisi, modern tıbbın ve ilaçların henüz kullanılmadığı dönemlerde, özellikle yara, böcek sokmaları ve yanık tedavisi için kullanılırdı. M.Ö 1500’lü yıllara ait olduğu tahmin edilen Mısır’daki belgeler, tıbbi niteliklere sahip, bir tür kaktüs olan bitkinin, geleneksel tıp alanındaki kullanımına dair ipuçlarını vermektedir.

          Hücre yenileyici bitkiler içinde, belki de en etkili ve üstün özelliklere sahip olan bitki aloe veradır. Aloe vera bu özelliğini, jel kısmının bileşiminde bulunan 18 tane aminoasitten alır. Bilindiği gibi aminoasitler, doku oluşumunu sağlayan proteinlerdir. Enerji sağlamak ve vücudun kimyasal dengesini korumak gibi görevleri vardır. Hücre yenileyici özelliği ile cildi nemlendirerek yeniden yapılandırmasının yanı sıra aloe vera, bünyesinde barındırdığı uzun “polisakkarit” zincirleri sayesinde bağışıklık sistemini güçlü kılar ve her tür iltihabi oluşumu önlemeye yönelik bir çeşit “doğal antibiyotik” içerir.

          Yaklaşık 200 kadar çeşidi olan “aloe” bitkisinin tıbbi alanda kullanılanı bu aloe vera (barbadensis miller) türüdür. Bitki iyileştirici özelliğine, 3-4 yıllık olgunluğa geldiğinde ulaşır. Aloe vera ürünleri, Amerikalı bir eczacı sayesinde bugün insanlar tarafından, kolajen üretimini hızlandırmak ve derinin üst tabakasını yeniden yapılandırmak için kullanılabilmektedir. Çünkü bitkinin yaprağındaki 12 vitamin, 20 mineral, 18 aminoasit ve çeşitli enzimleri barındıran, kaygan, yapışkan ve acı olan jel kısmı uzun süre güneşe maruz kaldığında okside olur, etkisini yitirirdi. 1968 yılında Amerikalı bir eczacının bulduğu yöntemle, aloe vera jel özelliklerini yitirmeden saklanabilir hale geldi. Isıl işlemlerden geçmeden, bitkinin şifa verici özellikleri kaybedilmeden hazırlanan, bazı firmaların ürünleri, dahili olarak bağışıklık ve sindirim sistemini güçlendirmede, antibakteriyel olarak iltihaplı ve mantarlı oluşumları önlemede, diyabet, ülser ve bağırsak hastalıklarında birçok fayda sağlar. Haricen de akut ve kronik deri hastalıklarında, radyasyon tedavisi sırasında hasar gören cildin epidermis tabakasının onarılmasında ve anti aging uygulamalar sırasında, derinin bağ dokusunu yeniden yapılandırmak ve nemlendirmek için kullanılmaktadır.

          Bitkiyle ilgili uyarılması gerekenler, hamileler ve hemoroid sorunu yaşayanlardır. Çünkü drogunda (hammadde) bulunan reçinenin tahriş edici özelliği, bu iki grupta sıkıntı yaratabilmektedir. Onun için bir herbalist tarafından hazırlanmayan ürün asla kullanılmamalıdır.

 

Sedef Hastalığı için Aloe Vera

sedef hastalığı için aloe vera

          Sedef hastalığı insanlarda sıklıkla görülebilen bir deri hastalığıdır. Deri üzerinde kızarıklıklar ardından da beyaz ve parlak kabuklanmalar meydana gelir. Pek çok kez egzama gibi diğer deri hastalıkları ile karıştırılır ancak sedef hastalığı kolayca teşhis edilebilen çoğunlukla da kronik olan bir rahatsızlıktır.

          Sedef hastaları her zaman bu belirtilerle karşılaşmaz. Kızarıklık ve kabarıklıklar atak şeklinde zaman zaman meydana gelir ve kişiyi rahatsız eder. Bu kızarıklıkların kaşınması yayılmaya sebep olur ve iyileşmeyi geciktirir. Bunun yerine keremlerle kızarıklıkların iyileşmesi sağlanmalıdır. Pek çok kişi sedef hastalarının iç organlarında bir sorun olduğunu düşünür ve bu sebeple belirtileri oluştuğunu düşünür. Ancak sedefin yalnızca bir deri hastalığı olduğu ve iç organlarla bir ilgisi olmadığı artık günümüzde kesin olarak kanıtlanmıştır.

          Sedef vücudun her bölgesinde görülebilir. En çok görülen yerleri ise saç, tırnak, genital bölge, diz dirsek bel bölgesidir. El ve ayaklarda da sıklıkla görülmektedir. Görülme sıklığı ve görülme alanı kişiden kişiye değişiklik gösterir. Yaşam tarzı da sedef ataklarının oluşmasına etki eder. Örneğin aşırı stres, güneş ışığına maruz kalma, aşırı ilaç alınması ve fazla yorulma sedef ataklarının oluşmasına etki eder.

          Sedef bulaşıcı bir hastalık değildir, çünkü mikrobik nedenlerle oluşmaz. Ancak oluştuğu yerdeki beyaz kabuklanmalar ve kızarıklıklar sebebiyle kötü bir görüntü oluşturur. Bu hastalığın oluşma sebebi çoğunlukla kalıtsaldır. Ailesinde sedef hastalığı olan kişilerin bu hastalığa daha yatkın olduğu bilinmektedir. Ancak sedef hastalığının neden oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. Bazı görüşlere göre eklem iltihabı olan kişilerde sedef hastalığının meydana geldiği düşünülmektedir. Sedef hastalığı belirtileri görülen insanlarda zaman zaman eklem ağrıları da görülebilmektedir. Bu ağrıların şiddeti kişiden kişiye değişiklik göstermektedir.

          Sedef hastalığı tedavisi günümüzde gelişen tıp sayesinde başarılı sonuçlar vermektedir. Hastanın yaşına ve hastalığının şiddetine göre değişen ilaçlar kullanılır. Hafif seyreden kabuklanmalarda krem ve nemlendirici losyonlarla lezyonların azalması ve yok edilmesi sağlanır. Ağır seyreden türlerinde ise doktor kontrolünde ilaçlar kullanılır.

          Tedaviye yardımcı olarak aloe vera jel de kullanılabilir. Aloe vera yıllardır onarıcı özelliği ile hücre yenileyici olarak kullanılmaktadır. Sedef hastalarında oluşan lezyonlarda da aloe vera ürünleri kullanılabilir. Özellikle aloe vera jel kabuklanma oluşmadan ve kabuklanma oluştuktan sonra sürüldüğünde çok çabuk etki göstererek iyileşmeyi hızlandırmaktadır. Aloe veranın faydaları göz ardı edilemez ancak bu tedavinin etkili olabilmesi için mutlaka düzenli kullanılması gerekmektedir.

Cilt Kanserinden Aloe Vera ile Korunun

cilt kanseri için aloe vera

Aloe vera, tropikal iklim kökenli bir bitkidir. Mızrağımsı yaprakları etli ve dolgun bir görünüm arz eder. Bu yaprakların iç kısımlarında bulunan jelimsi yapı, aloe vera özü olarak adlandırılan ve içeriğinde çok sayıda enzim, vitamin ve minerali bir arada bulunduran özel bir sıvıdır. Aslında bugün tüm dünyada büyük bir üne sahip olan aloe vera bitkisi bu ünü de söz konusu özüne borçludur. Zira aloe vera özünde bulunan değerler sayesinde insan sağlığına oldukça faydalı bir bitki olmayı başarmıştır.

Aloe vera faydaları çok çeşitli alanlarda kendilerinden söz ettirmektedir. Örneğin aloe vera özü ile insan sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasına yardımcı olabildiği gibi, vücut içerisindeki birçok iltihabın sökülmesinde de etkin rol oynamaktadır. Ancak aloe veranın dikkat çeken yegâne özellikleri bunlarla sınırlı değildir. Zira yapısında bulunan besin değerleri sayesinde insan vücudu hücrelerinin kendilerini yenilemesini de sağlamaktadır. Bu etkisi sayesinde özellikle cilt hastalıkları konusunda çok ciddi bir tedavi aracı olarak kullanılması mümkün olmuştur. Cildin bozulan kısımlarını hücre yenileyici etkisi ile tedavi eden aloe vera, hücrelerin genetik yapısının bozulmasına karşı da oldukça etkili bir tedavi aracı niteliğini taşımaktadır.

Bilindiği üzere cilt kanseri de tüm kanser türlerinde olduğu gibi hücrelerin yapısının bozulmasından ileri gelen bir hastalıktır. Cilt hücrelerinde meydana gelen bir rahatsızlık olmasından ötürü cilt kanseri adını alan bu kanser türü de pek çok diğer kanser gibi oldukça tehlikelidir.

Aloe vera, yukarıda açıkladığımız özellikleri sayesinde cilt kanseri tedavisi için de kullanışlı bir bitkidir. Zira aloe veranın hücre koruyucu ve yenileyici özellikleri, kanserin temelinde yer alan özelliklerine karşı adeta bir savunma aracıdır.

Aloe veranın insan vücuduna yapacağı bu katkılardan faydalanabilmek için aloe vera kullanılarak üretilmiş çeşitli ürünler tüketilebilmektedir. Aloe vera jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu) ürünü de bu alanda en yaygın kullanılan ürünlerden biridir. Aloe vera jel ile bitkinin insan sağlığına olan etkilerinden hem harici hem de dâhili olarak faydalanmak mümkündür.

 

Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek İçin Aloe Vera

bağışıklık sistemini güçlendirmek için aloe vera

Bağışıklık sistemi, canlılardaki hastalıkları, tümörleri kendi içerisinde tanıyarak yok eden, koruyan bir sistemdir. Bu sistem, vücuda giren her türlü yabancı maddeyi, bakterileri, virüsleri, tümörleri tanıyarak yok edebilen, sağlıklı vücut hücrelerini koruma altına alan bir ağa sahiptir. Bağışıklık sistemi bozukluklarında, vücut zararlı maddelerle savaşamaz, hastalıkların kurbanı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için, beslenme alışkanlıklarımızı gözden geçirmeli, sağlıklı beslenmenin yollarını öğrenmeliyiz.

Bağışıklık sistemi güçlü kişilerin kanser ve enfeksiyon hastalıklarına yakalanmama oranı da yüksektir. Tekrarlayan kronik hastalıklara olan kişilerin bağışıklık sistemlerinin zayıf olduğu söylenebilir. Aşırı derecede şeker ve alkol tüketen kişiler ile obez sayılan kişilerin bağışıklık sistemleri de zayıflar. Bağışıklık sistemini güçlendiren en önemli maddeler A, B, C, E vitaminleri, karotenler, demir, çinko ve selenyumdur. Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için, brokoli, turunçgiller, domates, havuç, soğan, sarımsak, keten tohumu, soya, meyve ve sebzeler, zencefil, zerdeçal gibi ürünleri kullanmamız gerekir.

Bunun dışında Gökçek Aloe vera Jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu) kullanılması fayda sağlayacak bitkisel öneriler arasındadır. Yararlı pek çok bitki, aloe vera ve bal karışımı olan Gökçek Aloe vera jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu) güvenle kullanacağınız bir üründür.  Bu ürünün içerisinde bulunan aloe vera bitkisi, insan vücudunun ihtiyacı olan 22 amino asidin, 20 tanesini içeriğinde barındırmaktadır. Faydalarını saymakla bitiremeyeceğimiz aloe vera, sağlığımız için kullanmamız gereken şifalı bitkilerden biridir.

Aloe vera faydaları şu şekilde sıralanabilir;

  • Kanserli hücreler üzerinde etkili olan bitki, hücrelerin büyümesini engeller.
  • Hermes, kızamık ve HIV virüsüne karşı etkileri bulunmaktadır.
  • Hepatit gibi hastalıklarla yıpranmış karaciğer hücrelerini yeniler, bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Kemik erimesine karşı faydalıdır.
  • Kolesterol dengesini düzenleyerek, kalp hastalıklarından korur.
  • Mantar oluşumlarında, sedef ve pamukçuk rahatsızlığında tedavi edicidir.
  • Hazımsızlık, şişkinlik, gaz sorunlarında, bağırsak hastalıklarında etkilidir.
  • Şeker hastaları için faydalıdır.
  • Vitiligo tedavisinde yani vücutta oluşan beyaz lekeleri yok etmekte, yanık ve yaralar üzerinde oldukça faydalıdır.

Bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için, doğadan faydalanmalı, bunu yaparken uzmanlarından destek almayı ihmal etmemeliyiz.

Aloe Vera Suyu İle Sağlıklı Yaşam

aloe vera suyu ile sağlıklı yaşam

Aloe vera, milattan önceki yıllarda, özellikle Mısırlılar ve Yunanlılar arasında, yaraların iyileştirilmesi ve yanıkların tedavi edilmesinde kullanılan, tıbbi sarısabır ismiyle de bilinen, iyileştirici bir bitkidir. Anayurdu Afrika (Yemen) olan, kuru ve kurak çöl iklimlerinde yetişebilen ve “çöl zambağı” olarak da anılan bu bitki, aslında bir tür kaktüstür. Yazın sarı veya kırmızı çiçekler açar. Tohumla çoğaltılması zor olduğu için, ekilmesi daha ziyade çelikleme yöntemiyle yapılır.

Yaklaşık 240-300 çeşidi olduğu tahmin edilen aloe vera bitkisinin, tıbbi alanda ancak birkaç çeşidi kullanılabilir. Bunlardan şifa verici özelliği en yüksek olanı ise Barbadensis Miller türüdür. Bu tür bugün, özellikle Güney Amerika ve Meksika’ da geniş ekim alanlarında, tıp ve kozmetik sektörlerine hammadde sağlamak amacıyla ticari olarak üretilmektedir.

Bitkinin iyileştirme özelliği, yapraklarının içindeki jel kısmında bulunan 160 kadar bileşenden gelir. 12 vitamin, 20 mineral, 18 aminoasit ve çeşitli enzimler barındıran müsilaj görünümlü ve kaygan yapıdaki sıvı kısım, doğal haliyle doğrudan kullanılamaz. Eğer kullanılırsa, laksatif (ishal yapıcı) ve alerjik etkileri kaçınılmaz olur.

Tedavi edici yönü çok kuvvetli olan bu bitkinin, olumsuzluk yaratabilecek yönlerini pasifize eden Gökçek Aloe Vera Jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu), özellikle bağışıklık güçlendirmede, sindirim sistemi ve cilt hastalıklarında kullanılmaktadır. Bitkinin, yaprak içindeki jeli ve dış kabuğunun özsuyundan, doğal yapısı özel yöntemlerle korunarak, herbalistler tarafından hazırlanan Aloe vera suyu, bugün Japonlar‘ın, sağlıklı olmak ve zinde kalmak için, çok sık tükettiği bir içecektir. Çünkü bitkinin bünyesindeki polisakkaritler, doğal antibiyotik özellikleriyle hem bünyeyi güçlü kılmakta, hem de cildin onarılması ve nemli tutulmasında çok olumlu katkı sağlamaktadır.

Gökçek Aloe Vera Jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu),hem dahili, hem de harici olarak, cilt hasarlarının onarımından, tip2 diyabete, bağırsak mantarlarından, ülser ve kolite, iltihaplı ve tümöral oluşumlardan, kemik yoğunluğunun artırılmasına kadar pek çok hastalıkta bitkisel tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Aloe vera suyu besin desteği olarak, kanser dahil pek çok ciddi hastalıkta fayda sağlarken, hamilelerin ve hemoroid hastalarının kullanımı sakıncalı olabilmektedir. Bu konuda bir herbalist görüşü almanızda yarar vardır