Gökçek ŞifaSize Telefonunuz Kadar YakınızÜcretsiz Google Play'de
İNDİRX
Aloe vera jel ve Aloe vera forte satış

Monthly Archives: Kasım 2013

Sedef Hastalığı için Aloe Vera

sedef hastalığı için aloe vera

          Sedef hastalığı insanlarda sıklıkla görülebilen bir deri hastalığıdır. Deri üzerinde kızarıklıklar ardından da beyaz ve parlak kabuklanmalar meydana gelir. Pek çok kez egzama gibi diğer deri hastalıkları ile karıştırılır ancak sedef hastalığı kolayca teşhis edilebilen çoğunlukla da kronik olan bir rahatsızlıktır.

          Sedef hastaları her zaman bu belirtilerle karşılaşmaz. Kızarıklık ve kabarıklıklar atak şeklinde zaman zaman meydana gelir ve kişiyi rahatsız eder. Bu kızarıklıkların kaşınması yayılmaya sebep olur ve iyileşmeyi geciktirir. Bunun yerine keremlerle kızarıklıkların iyileşmesi sağlanmalıdır. Pek çok kişi sedef hastalarının iç organlarında bir sorun olduğunu düşünür ve bu sebeple belirtileri oluştuğunu düşünür. Ancak sedefin yalnızca bir deri hastalığı olduğu ve iç organlarla bir ilgisi olmadığı artık günümüzde kesin olarak kanıtlanmıştır.

          Sedef vücudun her bölgesinde görülebilir. En çok görülen yerleri ise saç, tırnak, genital bölge, diz dirsek bel bölgesidir. El ve ayaklarda da sıklıkla görülmektedir. Görülme sıklığı ve görülme alanı kişiden kişiye değişiklik gösterir. Yaşam tarzı da sedef ataklarının oluşmasına etki eder. Örneğin aşırı stres, güneş ışığına maruz kalma, aşırı ilaç alınması ve fazla yorulma sedef ataklarının oluşmasına etki eder.

          Sedef bulaşıcı bir hastalık değildir, çünkü mikrobik nedenlerle oluşmaz. Ancak oluştuğu yerdeki beyaz kabuklanmalar ve kızarıklıklar sebebiyle kötü bir görüntü oluşturur. Bu hastalığın oluşma sebebi çoğunlukla kalıtsaldır. Ailesinde sedef hastalığı olan kişilerin bu hastalığa daha yatkın olduğu bilinmektedir. Ancak sedef hastalığının neden oluştuğu tam olarak bilinmemektedir. Bazı görüşlere göre eklem iltihabı olan kişilerde sedef hastalığının meydana geldiği düşünülmektedir. Sedef hastalığı belirtileri görülen insanlarda zaman zaman eklem ağrıları da görülebilmektedir. Bu ağrıların şiddeti kişiden kişiye değişiklik göstermektedir.

          Sedef hastalığı tedavisi günümüzde gelişen tıp sayesinde başarılı sonuçlar vermektedir. Hastanın yaşına ve hastalığının şiddetine göre değişen ilaçlar kullanılır. Hafif seyreden kabuklanmalarda krem ve nemlendirici losyonlarla lezyonların azalması ve yok edilmesi sağlanır. Ağır seyreden türlerinde ise doktor kontrolünde ilaçlar kullanılır.

          Tedaviye yardımcı olarak aloe vera jel de kullanılabilir. Aloe vera yıllardır onarıcı özelliği ile hücre yenileyici olarak kullanılmaktadır. Sedef hastalarında oluşan lezyonlarda da aloe vera ürünleri kullanılabilir. Özellikle aloe vera jel kabuklanma oluşmadan ve kabuklanma oluştuktan sonra sürüldüğünde çok çabuk etki göstererek iyileşmeyi hızlandırmaktadır. Aloe veranın faydaları göz ardı edilemez ancak bu tedavinin etkili olabilmesi için mutlaka düzenli kullanılması gerekmektedir.

Cilt Kanserinden Aloe Vera ile Korunun

cilt kanseri için aloe vera

Aloe vera, tropikal iklim kökenli bir bitkidir. Mızrağımsı yaprakları etli ve dolgun bir görünüm arz eder. Bu yaprakların iç kısımlarında bulunan jelimsi yapı, aloe vera özü olarak adlandırılan ve içeriğinde çok sayıda enzim, vitamin ve minerali bir arada bulunduran özel bir sıvıdır. Aslında bugün tüm dünyada büyük bir üne sahip olan aloe vera bitkisi bu ünü de söz konusu özüne borçludur. Zira aloe vera özünde bulunan değerler sayesinde insan sağlığına oldukça faydalı bir bitki olmayı başarmıştır.

Aloe vera faydaları çok çeşitli alanlarda kendilerinden söz ettirmektedir. Örneğin aloe vera özü ile insan sindirim sisteminin sağlıklı çalışmasına yardımcı olabildiği gibi, vücut içerisindeki birçok iltihabın sökülmesinde de etkin rol oynamaktadır. Ancak aloe veranın dikkat çeken yegâne özellikleri bunlarla sınırlı değildir. Zira yapısında bulunan besin değerleri sayesinde insan vücudu hücrelerinin kendilerini yenilemesini de sağlamaktadır. Bu etkisi sayesinde özellikle cilt hastalıkları konusunda çok ciddi bir tedavi aracı olarak kullanılması mümkün olmuştur. Cildin bozulan kısımlarını hücre yenileyici etkisi ile tedavi eden aloe vera, hücrelerin genetik yapısının bozulmasına karşı da oldukça etkili bir tedavi aracı niteliğini taşımaktadır.

Bilindiği üzere cilt kanseri de tüm kanser türlerinde olduğu gibi hücrelerin yapısının bozulmasından ileri gelen bir hastalıktır. Cilt hücrelerinde meydana gelen bir rahatsızlık olmasından ötürü cilt kanseri adını alan bu kanser türü de pek çok diğer kanser gibi oldukça tehlikelidir.

Aloe vera, yukarıda açıkladığımız özellikleri sayesinde cilt kanseri tedavisi için de kullanışlı bir bitkidir. Zira aloe veranın hücre koruyucu ve yenileyici özellikleri, kanserin temelinde yer alan özelliklerine karşı adeta bir savunma aracıdır.

Aloe veranın insan vücuduna yapacağı bu katkılardan faydalanabilmek için aloe vera kullanılarak üretilmiş çeşitli ürünler tüketilebilmektedir. Aloe vera jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu) ürünü de bu alanda en yaygın kullanılan ürünlerden biridir. Aloe vera jel ile bitkinin insan sağlığına olan etkilerinden hem harici hem de dâhili olarak faydalanmak mümkündür.

 

Bağışıklık Sistemini Güçlendirmek İçin Aloe Vera

bağışıklık sistemini güçlendirmek için aloe vera

Bağışıklık sistemi, canlılardaki hastalıkları, tümörleri kendi içerisinde tanıyarak yok eden, koruyan bir sistemdir. Bu sistem, vücuda giren her türlü yabancı maddeyi, bakterileri, virüsleri, tümörleri tanıyarak yok edebilen, sağlıklı vücut hücrelerini koruma altına alan bir ağa sahiptir. Bağışıklık sistemi bozukluklarında, vücut zararlı maddelerle savaşamaz, hastalıkların kurbanı olur. Bağışıklık sistemini güçlendirmek için, beslenme alışkanlıklarımızı gözden geçirmeli, sağlıklı beslenmenin yollarını öğrenmeliyiz.

Bağışıklık sistemi güçlü kişilerin kanser ve enfeksiyon hastalıklarına yakalanmama oranı da yüksektir. Tekrarlayan kronik hastalıklara olan kişilerin bağışıklık sistemlerinin zayıf olduğu söylenebilir. Aşırı derecede şeker ve alkol tüketen kişiler ile obez sayılan kişilerin bağışıklık sistemleri de zayıflar. Bağışıklık sistemini güçlendiren en önemli maddeler A, B, C, E vitaminleri, karotenler, demir, çinko ve selenyumdur. Bağışıklık sisteminizi güçlendirmek için, brokoli, turunçgiller, domates, havuç, soğan, sarımsak, keten tohumu, soya, meyve ve sebzeler, zencefil, zerdeçal gibi ürünleri kullanmamız gerekir.

Bunun dışında Gökçek Aloe vera Jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu) kullanılması fayda sağlayacak bitkisel öneriler arasındadır. Yararlı pek çok bitki, aloe vera ve bal karışımı olan Gökçek Aloe vera jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu) güvenle kullanacağınız bir üründür.  Bu ürünün içerisinde bulunan aloe vera bitkisi, insan vücudunun ihtiyacı olan 22 amino asidin, 20 tanesini içeriğinde barındırmaktadır. Faydalarını saymakla bitiremeyeceğimiz aloe vera, sağlığımız için kullanmamız gereken şifalı bitkilerden biridir.

Aloe vera faydaları şu şekilde sıralanabilir;

  • Kanserli hücreler üzerinde etkili olan bitki, hücrelerin büyümesini engeller.
  • Hermes, kızamık ve HIV virüsüne karşı etkileri bulunmaktadır.
  • Hepatit gibi hastalıklarla yıpranmış karaciğer hücrelerini yeniler, bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Kemik erimesine karşı faydalıdır.
  • Kolesterol dengesini düzenleyerek, kalp hastalıklarından korur.
  • Mantar oluşumlarında, sedef ve pamukçuk rahatsızlığında tedavi edicidir.
  • Hazımsızlık, şişkinlik, gaz sorunlarında, bağırsak hastalıklarında etkilidir.
  • Şeker hastaları için faydalıdır.
  • Vitiligo tedavisinde yani vücutta oluşan beyaz lekeleri yok etmekte, yanık ve yaralar üzerinde oldukça faydalıdır.

Bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için, doğadan faydalanmalı, bunu yaparken uzmanlarından destek almayı ihmal etmemeliyiz.

Aloe Vera Suyu İle Sağlıklı Yaşam

aloe vera suyu ile sağlıklı yaşam

Aloe vera, milattan önceki yıllarda, özellikle Mısırlılar ve Yunanlılar arasında, yaraların iyileştirilmesi ve yanıkların tedavi edilmesinde kullanılan, tıbbi sarısabır ismiyle de bilinen, iyileştirici bir bitkidir. Anayurdu Afrika (Yemen) olan, kuru ve kurak çöl iklimlerinde yetişebilen ve “çöl zambağı” olarak da anılan bu bitki, aslında bir tür kaktüstür. Yazın sarı veya kırmızı çiçekler açar. Tohumla çoğaltılması zor olduğu için, ekilmesi daha ziyade çelikleme yöntemiyle yapılır.

Yaklaşık 240-300 çeşidi olduğu tahmin edilen aloe vera bitkisinin, tıbbi alanda ancak birkaç çeşidi kullanılabilir. Bunlardan şifa verici özelliği en yüksek olanı ise Barbadensis Miller türüdür. Bu tür bugün, özellikle Güney Amerika ve Meksika’ da geniş ekim alanlarında, tıp ve kozmetik sektörlerine hammadde sağlamak amacıyla ticari olarak üretilmektedir.

Bitkinin iyileştirme özelliği, yapraklarının içindeki jel kısmında bulunan 160 kadar bileşenden gelir. 12 vitamin, 20 mineral, 18 aminoasit ve çeşitli enzimler barındıran müsilaj görünümlü ve kaygan yapıdaki sıvı kısım, doğal haliyle doğrudan kullanılamaz. Eğer kullanılırsa, laksatif (ishal yapıcı) ve alerjik etkileri kaçınılmaz olur.

Tedavi edici yönü çok kuvvetli olan bu bitkinin, olumsuzluk yaratabilecek yönlerini pasifize eden Gökçek Aloe Vera Jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu), özellikle bağışıklık güçlendirmede, sindirim sistemi ve cilt hastalıklarında kullanılmaktadır. Bitkinin, yaprak içindeki jeli ve dış kabuğunun özsuyundan, doğal yapısı özel yöntemlerle korunarak, herbalistler tarafından hazırlanan Aloe vera suyu, bugün Japonlar‘ın, sağlıklı olmak ve zinde kalmak için, çok sık tükettiği bir içecektir. Çünkü bitkinin bünyesindeki polisakkaritler, doğal antibiyotik özellikleriyle hem bünyeyi güçlü kılmakta, hem de cildin onarılması ve nemli tutulmasında çok olumlu katkı sağlamaktadır.

Gökçek Aloe Vera Jel (bitki karışımlı aloe vera şurubu),hem dahili, hem de harici olarak, cilt hasarlarının onarımından, tip2 diyabete, bağırsak mantarlarından, ülser ve kolite, iltihaplı ve tümöral oluşumlardan, kemik yoğunluğunun artırılmasına kadar pek çok hastalıkta bitkisel tedavi amacıyla kullanılmaktadır. Aloe vera suyu besin desteği olarak, kanser dahil pek çok ciddi hastalıkta fayda sağlarken, hamilelerin ve hemoroid hastalarının kullanımı sakıncalı olabilmektedir. Bu konuda bir herbalist görüşü almanızda yarar vardır